Alzheimer ve demans aynı şey değildir: İşte aralarındaki temel farklar

Alzheimer ve demans aynı şey değildir. Demans bir belirti kümesidir, Alzheimer ise bu belirtilerin en sık görülen nedenidir.

Sağlık - 30-09-2025 20:00

Alzheimer ve demans terimleri genellikle birbirinin yerine kullanılsa da, bu iki kavram aslında farklı anlamlar taşıyor. Nöroloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özge Yılmaz Küsbeci, demansın bir hastalık değil, bir belirti kümesi olduğuna dikkat çekerek, “Alzheimer bir hastalıktır ve demansa en çok neden olan hastalıktır. Demans ise aslında bir şemsiye tanıdır” sözleriyle konuya açıklık getirdi.

Demans; hafıza, konuşma, dikkat, karar verme ve yön bulma gibi zihinsel işlevlerin en az ikisinde, günlük yaşamı etkileyecek düzeyde bozukluk olması durumudur. Bu durum, yaşlı bireylerde sık görülse de yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmemelidir.

Demansın en yaygın nedeni Alzheimer hastalığı

Prof. Dr. Küsbeci, demans vakalarının %50-60’ının arkasında Alzheimer hastalığının olduğunu belirtiyor. Ancak Alzheimer tanısı konduktan sonra demans belirtilerinin ortaya çıkması genellikle uzun bir sürece yayılıyor. Ortalama olarak, Alzheimer hastalığının başlangıcı ile demansın gelişmesi arasında yaklaşık 20 yıl bulunuyor.

Bu nedenle hastalığın erken evrede fark edilmesi, hem tedavi süreci hem de bireyin yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıyor.

Erken tanı süreci nasıl işliyor?

Alzheimer hastalığı, yasal ve tıbbi olarak dikkatle yönetilmesi gereken bir süreçtir. Bu nedenle tanının aceleyle değil, kesin verilerle konulması gerekiyor. Prof. Dr. Küsbeci, tanı yöntemlerinin hızla geliştiğini belirterek, “Artık plazma üzerinden bile biyobelirteçlere bakılarak Alzheimer tanısı konabiliyor. Yakın gelecekte tükürük, gözyaşı ve idrar üzerinden de tanı koymak mümkün olacak” diyor.

Tanı sürecindeki bu teknolojik ilerlemeler sayesinde hastalığın çok daha erken evrelerinde tespit edilmesi mümkün hale geliyor. Bu da, tedaviye erken başlanmasını sağlayarak hastalığın ilerleme hızını yavaşlatabiliyor.

Alzheimer için geliştirilen ilaçların tamamen etkisiz olmadığını belirten Prof. Dr. Küsbeci, bu ilaçların erken dönemde kullanıldığında hastalığın ilerlemesini geciktirdiğinin bilimsel çalışmalarla kanıtlandığını aktarıyor. Bu nedenle belirtiler fark edildiği anda bir nöroloji uzmanına başvurmak önem taşıyor.

Eylül ayı, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de “Dünya Alzheimer Farkındalık Ayı” olarak kabul ediliyor. 21 Eylül ise “Dünya Alzheimer Günü” olarak anılıyor. Ancak Prof. Dr. Küsbeci, bu farkındalığın sadece bir aya sığdırılmaması gerektiğini vurguluyor. Alzheimer hastalığıyla ilgili bilincin yıl boyunca sürdürülmesi, erken teşhis ve toplumsal destek açısından büyük fayda sağlıyor.

Günün Diğer Haberleri