Her yıl dünyada 13 milyon bebek prematüre olarak dünyaya geliyor ve bu durumun bir milyonu birinci yaş gününü göremeden kaybediliyor. Türkiye'de de her yıl yaklaşık 150 bin prematüre bebek dünyaya gelmektedir. Bu bebeklerin hayati organ sistemlerinde sorunlar ortaya çıkabilir.
Prematüre Doğumun Tanımı ve Riskleri
Doğumun 37. gebelik haftasından önce gerçekleşmesi durumu prematüre doğum olarak adlandırılır. Bebek organ sistemleri tam olarak olgunlaşmadan dünyaya gelmeleri nedeniyle, bu bebeklerde çeşitli sağlık sorunları riski artar. Özellikle 32 haftadan önce ve 1500 gramdan düşük ağırlıkta doğumlar daha risklidir.
Prematüre Doğumun Nedenleri
Prematüre doğumun pek çok nedeni olabilir. Bunlar arasında annenin yaşı, geçirilen enfeksiyonlar, rahimdeki anatomik problemler, plasenta sorunları, annenin kronik hastalıkları, çoğul gebelikler ve sigara kullanımı bulunmaktadır. Günümüzde obstetrik bakımdaki gelişmelerle riskli hamilelikler erken saptanarak uygun tedavi ile anne ve bebeğin sağlığı korunmaya çalışılmaktadır.
Prematüre Bebeklerde Sık Görülen Sorunlar
Prematüre bebeklerde en sık görülen sorunlar arasında solunum sıkıntısı, beslenme problemleri, enfeksiyonlara yatkınlık, beyinde kanamalar ve oksijen düşüklüğüne bağlı hasar oluşumu, kemik erimesi bulunmaktadır. Erken doğumdan kaynaklı olarak yaşama tutunmaya çalışan bu bebeklerin birçoğu yaşama maalesef gözlerini yumuyor. Gelişen teknoloji ise bunun önüne geçmeye çalışıyor.
Tedavi ve Müdahalelerin Sonuçları
Prematüre bebeklere uygulanan tedavi ve müdahalelere rağmen, doğum öncesinde ve sonrasında ortaya çıkan sağlık sorunları kalıcı olabilir. Solunum sıkıntısı, beslenme problemleri, enfeksiyonlara yatkınlık gibi sorunlar taburculuk sonrasında da devam edebilir. Bu nedenle prematüre bebeklerin düzenli olarak kontrolleri yapılmalı ve uzman doktorlar tarafından takip edilmelidir.
Prematüre Bebek Ailelerine Tavsiyeler
Prematüre bebeklerin aileleri, bebeklerinin kontrollerini düzenli olarak yenidoğan uzmanları veya deneyimli çocuk doktorlarına yaptırmalıdır. Nörolojik gelişimleri yakından takip edilmeli ve yüksek riskli bebekler erken müdahale programlarına alınarak gerekli fizyoterapiler başlatılmalıdır. Bebeğin göz ve işitme taramaları zamanında yapılmalı, bağışıklık sistemleri zayıf olduğu için enfeksiyonlara karşı önlemler alınmalı ve aşı takvimine uyulmalıdır. Bebeklerin beslenmesi düzenli olarak takip edilmeli ve genel hijyen kurallarına dikkat edilmelidir.