Kuantum navigasyon teknolojisi için ticari tabanda ilk testler başarıyla gerçekleştirildi. Hayatımızı kolaylaştıran altyapısı ile hiç bilmediğimiz bir yerde hiç bilmediğimiz bir adresin tüm yön parametrelerini kullanımımıza sunan GPS, bu tekniğin en alışıldık sistemi olarak akıllarımızda… Ancak bugün, bağımsız bir sistemde geliştirilmesi bakımından daha ilk anda akıllara getirdiği soru, “GPS devri kapanıyor mu?” sorusu oldu!
GPS, bildiğiniz üzere geleneksel bir uydu konumlama sistemidir. Ancak Kuantum teknolojisi ile vadedilen ve planlanan navigasyon sistemi, tüm bu geleneksel uydu konumlama algoritmalarından bağımsız şekilde çalışabilecek daha güvenli ve daha hassas bir sistemdir.
Başka Bir Deyişle; Uydusuz Navigasyon Devri Başlıyor!
Hayata geçirilmesi tasarlanan uydusuz navigasyon altyapısı için ilk adım, kuantum ivmeölçerin üretilmesi ile atıldı. İngiltere’nin üretimi olan ilk kuantum ivmeölçeri, Imperial College London ile M Squared’den oluşan bir ekip tarafından gösterime sunuldu.
Çalışmaları uzun süredir devam eden ve GPS kullanımına olan bağlılık ve düşkünlüğümüzü sona erdirebilecek iddiasındaki bu teknoloji, artık gerçeğe dönüşüyor. İlk testlerini maksimum başarıda tamamlayan Kuantum navigasyon sistemi, teknoloji sahasında çığır açması beklenen bir atılımın ta kendisi!
“Kuantum Navigasyon”un Mucidi O İngiliz Şirket…
Kuantum navigasyonu hayatımıza bir kolaylık ve yenilik olarak getirecek olan İngiliz şirketin adı “Infleqtion”! Bu sistemin mucidi olan firma, farklı parametrelerden yola çıkarak bağımsız konumlandırma sistemini geliştirmeyi başardı. Kuantum altyapılı konumlandırma, zamanlama ve seyrüsefer sistemi; temelde ultra soğuk atomlar ile kompakt Tiqker optik atomik saat olmak üzere iki yeni teknolojiden faydalanmaktadır. Bu sayede GPS’ten daha güvenilir ve çok daha hassas dengeleri olan bir navigasyon deneyimi yaşama şansını kullanıcılarına sunuyor!
İşte Bu İlk Kuantum İvmeölçerinin Görevi
Günümüzde kullandığımız pek çok navigasyon sistemi, GPS gibi Dünya yörüngesinde bulunan uydular üzerinden sinyaller yollayan ve sinyaller alan “GNSS”e dayanır. Buna göre GNSS açılımı ise “Küresel Navigasyon Uydu Sistemi” şeklindedir. Buna karşın Kuantum ivmeölçer teknolojisi ise harici hiçbir sinyale dayanmadan bağımsız işleyen bir sistemdir. İvmeölçerlerin görevi ise bir nesne hızının süreçle eşzamanlı nasıl bir değişim gösterdiğini ölçmektir. Bu sayede nesnenin hem başlangıç noktası hem de mevcut bulunduğu yeni konumu hesaplanabilmektedir.
Tasarlanan ivmeölçerin önemi ise uydu sinyallerinin, diğer sistemlerde yüksek binalar, bloklar ya da sinyallerin karışıklığına neden olabilecek diğer olumsuz parazitler ile karşı karşıya kalındığında kullanılamaz duruma gelmesine karşın daha da netleşme özelliği gösterebiliyor olmasıdır. Özetle, diğer sistemlerde uydu sinyalleri engellere takılabilme sorunuyla karşılaşırken Kuantum ivmeölçeri, engel tanımaksızın uydu sinyallerini kesintisiz algılayabilme hassasiyetine sahiptir. Sistemin ve başarıyla ilk testten geçen Kuantum ivmeölçerinin tasarlanıp geliştirilmesi ise toplamda 5 yıllık bir çabayı gerektirdi.
Kuantum ivmeölçer, süper-soğuk atomların özelliklerini ölçüm yaparak bu doğruluk ve hassasiyeti sunabilmektedir. Kuantum adının verilme nedeni ise atomların aşırı düşük sıcaklıklarda hem dalga hem de madde gibi davranmalarından ileri geliyor.
Hükümet tarafından toplamda 8 milyon sterlinlik bir bütçeyle desteklenen Kuantum navigasyon sistemi, İngiltere’yi, kuantum teknolojileri ekonomisi tabanında lider konuma getirmeyi hedefliyor. Hedeflerden bir diğeri ise 2030 yılına kadar uçaklarda bu sistemleri kurulu hale getirmek, bu sayede uydu sinyallerinden bağımsız olan maksimum güvende ve hassasiyette bir kuantum teknolojisi elde etmektir!