Mizojini, genellikle kadın düşmanlığı anlamına gelir. Ancak bu terim, kadınlara karşı yapılan ayrımcılığın tüm yönlerini kapsayacak şekilde geniş bir biçimde kullanılır. Toplumda kadınlara biçilen role ve kadınların erkeklerden daha aşağı olduğu yönündeki inançlara dayanır. Bu olumsuz inançlar, kadınların sadece manipülatif altın avcıları olduğu, duygusal yapıları nedeniyle mantıklı düşünemedikleri veya sadece cinsel objeler ve annelik figürleri olarak var oldukları gibi fikirlerle beslenir. Bu tür genelleme yaklaşımlar, kadınlara karşı önyargıya ve hatta bazı durumlarda şiddete neden olabilir.
Ayrımcılık yapabilmek için bir grup insana karşı nefret beslemek şart değildir. Kayıtsızlık da ayrımcılığın başlangıcı olabilir. Mizojini kavramı, teknik olarak, kadınlara yönelik ayrımcılığın duygusal bir yatırımla gerçekleştiği durumları ifade eder. Kadın düşmanı bir birey, kadınlara nefretle yaklaşır, onlarla ilişki kurmaktan kaçınır ve genellikle tüm kadınlara karşı bir önyargıya sahiptir. Bu bireyler genellikle kendi duygularını gizlerler ve yoğun bir nefretle hareket ederler. Mizojini, bir kadına özel değil, genel olarak kadınlara yönelik bir nefreti temsil eder.
Şiddeti teşvik eden bazı ideolojiler, erkeklerin güçlü ve dominant olmalarını savunur. Bu bağlamda, kadınların rolü ise genellikle bu güçlü erkek idealiyle zıttır. Kadınların daha pasif, içine kapanık olması ve erkeklere itaat etmesi beklenir. Bu tür inançlar, kadınların eşleri ya da aile üyeleri tarafından şiddete uğramasının sebeplerinden biri olabilir.