Dünya genelinde ve Türkiye'de obeziteyle mücadelede en sık başvurulan yöntemlerden biri haline gelen bariatrik cerrahi, beraberinde ikinci cerrahilerin yani revizyonel ameliyatların da artmasına neden oluyor. Genel Cerrahi ve Bariatrik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Anıl Ergin, özellikle kilo verme sonrası yeniden kilo alma durumunun, revizyonel cerrahilerin en önemli nedenlerinden biri olduğunu vurguladı.
Türkiye’de yılda 50 binin üzerinde kişi obezite ameliyatı geçiriyor. Bu sayı 2013 yılında 3-4 bin seviyelerindeydi. Artan talep, revizyonel cerrahi ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Dünya genelinde ise yıllık bariatrik cerrahi sayısı 500 bini aşmış durumda. Ancak uzmanlar, ameliyat sonrası yeterli takip yapılmazsa bu operasyonların uzun vadeli başarı sağlamadığını belirtiyor.
Doç. Dr. Ergin, revizyonel ameliyatların sadece kilo alımıyla ilgili olmadığını, reflü, mide darlığı, kaçak, apse gibi komplikasyonların da bu operasyonlara neden olabildiğini söyledi. Yapılan araştırmalara göre revizyonel cerrahi oranları %5 ila %20 arasında değişiyor; bazı kliniklerde bu oran %60’a kadar çıkabiliyor.
Revizyon gereksinimini azaltmanın en etkili yolu ise hastanın ameliyat öncesinde doğru seçilmesi, uygun teknikle operasyonun yapılması ve sonrasında yaşam boyu takip edilmesi. Egzersiz, diyet, düzenli kontroller ve hasta-hekim iş birliği, tekrar kilo alımını önlemede kritik rol oynuyor.
Obezite cerrahisi sadece fazla kilolardan kurtulmak için değil, diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalıkları gibi kronik hastalıkların tedavisinde de etkili. Ancak bu başarıyı sürdürebilmek için hem cerrahi hem de psikolojik destek şart. Doç. Dr. Ergin, 'Obezite ameliyatı bir son değil, bir başlangıçtır. Bu sürecin en az cerrahi kadar önemli olan kısmı yaşam tarzı değişikliğidir' dedi.