Rojin Kabaiş’in Ölümünde Yeni Rapor! Kaybolduğu Gün Ölmüş

Van’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne dair soru işaretleri hâlâ giderilemedi

Asayiş - 17-12-2024 15:34

Van’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne dair soru işaretleri hâlâ giderilemedi. Olayla ilgili hazırlanan Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun ek raporu ortaya çıktı. Raporda, Rojin’in kaybolduğu 27 Eylül 2024 tarihinde hayatını kaybettiği belirtildi. Ancak ölüm nedeninin intihar mı, kaza mı yoksa bir başkasının etkisiyle mi gerçekleştiği tıbben belirlenemedi. Raporda, cesette tespit edilen 2 farklı erkek DNA'sının kime ait olduğu da açıklığa kavuşmadı.

27 Eylül 2024'te kaybolan Rojin Kabaiş, Van'daki yurttan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. 18 gün sonra, 15 Ekim 2024'te, Van Mollakasım kırsalındaki Van Gölü sahilinde bir vatandaş tarafından cansız bedeni bulundu. Olay sonrası başlatılan soruşturma kapsamında otopsi yapıldı. Adli Tıp Kurumu, genç kızın ölüm nedenini suda boğulma olarak açıkladı. Ancak ölümün intihar, kaza veya başka birinin müdahalesiyle gerçekleşip gerçekleşmediği netlik kazanmadı.

Adli Tıp Raporu: Ölüm, Kaybolduğu Gün Gerçekleşti

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, Rojin Kabaiş’in ölüm zamanını ve su içinde kalma süresini netleştirmek amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’ndan ek rapor talep etti. Hazırlanan ek raporda, Rojin’in ölümünün, kaybolduğu 27 Eylül 2024 tarihinde gerçekleşmiş olabileceği belirtildi. Bu, 18 gün boyunca aranan Rojin’in, aslında ilk gün ölmüş olabileceğini ortaya koydu.

Adli Tıp raporunda yer alan ifadeler şu şekilde:

"Kişinin ölümünün kaybolduğu tarih olan 27.09.2024 tarihinde meydana gelmiş olabileceği ve bu süreç içerisinde su içerisinde kalmış olabileceği oy birliğiyle mütalaa olunur."

Bu bulgu, Rojin’in 18 gün boyunca hayatta olabileceği ihtimalini ortadan kaldırırken, soruşturmanın seyrini etkileyebilecek önemli bir detay olarak öne çıktı.

2 Farklı Erkek DNA'sı Çıktı

Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, Rojin’in tırnakları ve vücudundaki örneklerden DNA analizi yapıldı. Yapılan incelemede:

5 tırnak örneği ve 21 eküvyondan Rojin’e ait kadın cinsiyetli DNA profili tespit edildi. Ancak, 2 farklı eküvyondan, Rojin’in DNA’sı ile birlikte 2 ayrı erkeğe ait DNA tespit edildi.

Bu DNA örneklerinin kimlere ait olduğu ise henüz belirlenemedi. Raporda, bu DNA’ların kontaminasyon (bulaşma) ihtimali olabileceği ifade edildi. Ancak, raporda, şüpheli bir bulguya rastlanması durumunda, şüpheli şahısların DNA'sı ile karşılaştırma yapılması gerektiği vurgulandı.

Adli Tıp Kurumu'nun ek raporunda, suda boğulma olayının intihar mı, kaza mı yoksa başka birinin müdahalesiyle mi gerçekleştiği tıbbi olarak değerlendirilemedi. Raporda, bu hususların, adli tahkikatla aydınlatılması gerektiği vurgulandı.

"Suda boğulma olayının intihar mı, kazara mı veya bir başkası ya da başkalarının etkisiyle mi gerçekleştirildiği hususunda tıbben değerlendirme yapılamamıştır. Bu hususların adli tahkikatla aydınlatılması gerekmektedir."

Baba Kabaiş: "Kızım İntihar Etmezdi"

Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, kızının intihar ettiğine inanmadığını söyledi. Kızına ait eşyaları yurt odasından alıp eve getiren baba Kabaiş, kızının intihar edebilecek bir ruh halinde olmadığını ifade etti.

"Kızım intihar edecek biri değildi. Onun kendine zarar vereceğine inanmıyorum. Kendi eşyalarını getirdim, burada tek tek baktım. Hiçbir intihar emaresi yoktu. Kızımın ölümünde bir başkasının parmağı olabileceğinden endişe ediyorum."

Baba Kabaiş, soruşturmanın derinleştirilmesi çağrısında bulundu. Özellikle, bulunan 2 farklı DNA'nın kime ait olduğunun belirlenmesini istedi. Aile, olayın cinayet olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Adli Tıp’tan Kritik Bulgular

Adli Tıp Kurumu raporunda dikkat çeken diğer bulgular şunlar:

Travma izi yok: Kafa, göğüs ve karın bölgesinde yara izi ya da darp izi tespit edilmedi. İç organlar sağlam: İç organlarda kanama, yırtılma ya da harabiyet bulunmadı. Zehirlenme bulgusu yok: Vücuttaki toksik incelemeler sonucunda, zehirlenme bulgusuna rastlanmadı. Alkol ve ilaç kalıntısı: Vücutta, enfeksiyon tedavisinde kullanılan Ornidazol ve ameliyat sırasında kullanılan Roküronyum tespit edildi. Ancak, bu maddelerin ölümle ilişkili olmadığı belirtildi.

Rojin Kabaiş’in ölümüne dair Adli Tıp raporundaki belirsizlikler, olayın cinayet olabileceği yönündeki şüpheleri artırdı. Özellikle, 2 farklı erkek DNA'sının kime ait olduğunun belirlenememesi dikkat çekici bir unsur olarak öne çıkıyor. Aile, bu DNA profillerinin kimlere ait olduğunun tespit edilmesini talep ediyor.

Adli Tıp Kurumu, bu DNA profillerinin, otopsi sırasında meydana gelebilecek bir bulaşma (kontaminasyon) sonucu oluşabileceğini belirtse de, bu husus tam olarak aydınlatılmış değil. Bu nedenle, soruşturmanın bu yönde derinleştirilmesi bekleniyor.

Günün Diğer Haberleri