Tokat’ın Reşadiye ilçesine bağlı Çakmak köyü yakınlarında yer alan ve doğal yapısıyla hem bölge halkı hem de yoldan geçen sürücüler için görsel bir şölen sunan Su Uçuran Şelalesi, 10 gün içerisinde tamamen kurudu. Şelalenin kurumasında, bölgeyi etkisi altına alan aşırı sıcak havaların yanı sıra bilinçsiz sulama uygulamalarının da etkili olduğu bildirildi.
Yöre halkı tarafından yıllardır “Su Uçuran” ismiyle bilinen şelale, yakın zamana kadar yılın yaklaşık 10 ayı boyunca su akışı sağlayan bir kaynak olarak bölgedeki en önemli doğal varlıklardan biri olarak kabul ediliyordu. Ancak son yıllarda yaşanan iklim değişikliği kaynaklı kuraklık, su rejiminde ciddi bozulmalara yol açtı. Bu durum, Tokat’ın sembolik değerlerinden biri olan Su Uçuran Şelalesi’nin kaderini de etkiledi.
Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, şelale 10 gün önce havadan görüntülenmiş ve o tarihte hâlâ canlılığını koruduğu görülmüştü. Ancak yeni yapılan drone çekimlerinde şelalede herhangi bir su akışının kalmadığı, yapının tamamen kuruduğu net biçimde gözlemlendi. Bu hızlı değişim, hem çevrecileri hem de bölge halkını endişeye sevk etti.
Bölge sakinlerinden Mehmet Çağman, yaptığı açıklamada durumun ciddiyetine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Şelalemiz yöre halkı olarak ‘Su Uçuran’ ismiyle bilinir. 4 yıl öncesine kadar 10 ay boyunca gürül gürül akan bir şelaleydi. Ancak 4 sene önce yaşanan kuraklıkla birlikte su seviyesi azalmaya başladı. Yaz aylarındaki sıcaklıklarla birlikte kesintiler arttı. Önceden buradan geçerken bile şelalenin kaya seslerini duyabiliyorduk. 10 gün önce şelalemiz akıyordu, şu an ise tamamen kurudu. Üstelik köylüler tarafından sulama için de kullanılıyor. Kuraklık ve kullanım nedeniyle su seviyesi iyice azaldı.”
Şelalenin kuruması, sadece doğal manzaranın kaybı anlamına gelmiyor. Aynı zamanda bölgedeki mikroklimatik denge, tarım faaliyetleri ve ekosistem üzerinde de olumsuz etkiler yaratabileceği vurgulanıyor. Uzmanlar, bu tür doğal kaynakların korunabilmesi için bilinçli su kullanımı, denetimli sulama uygulamaları ve bölgesel kuraklık planlarının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ediyor.