1961 Anayasası, Türkiye'de 1960 Askeri Darbesi sonrasında, halkın katılımıyla 9 Temmuz 1961'de yapılan referandum sonucu onaylanarak yürürlüğe girmiş ve 12 Eylül 1980'deki askeri darbeye kadar geçerliliğini korumuştur. Türkiye tarihinde halk oylamasıyla kabul edilen ilk anayasa olarak bilinen 1961 Anayasası, uzmanlarca katı ve özgürlükçü özellikleriyle tanımlanmaktadır. Çoğulcu demokrasiyi benimseyen, temel hak ve özgürlükleri geniş kapsamlı olarak koruyan ve kuvvetler ayrılığını vurgulayan bu anayasanın belirleyici maddeleri ve getirdiği yeniliklerle ilgili detayları bu yazımızda ele aldık.

1961 Anayasası'nı Kim Yaptı?

1961 Anayasası

Türk Milleti, tarihi boyunca bağımsızlığını koruma ve hakları için mücadele etmiş bir millettir. Bu mücadele, zaman zaman yeni düzenlemeler ve devrimlerle taçlandırılmıştır. Bunlardan biri de, 27 Mayıs 1960 Devrimi sonrasında Türkiye Cumhuriyeti için bir dönüm noktası olan 1961 Anayasası'dır. Bu anayasa, Türk milletinin milli şuur ve ülküler etrafında kenetlenmesini, insan hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasını ve demokratik hukuk devletinin temellerinin atılmasını hedeflemiştir.

Bu Ünlü Romanlara Ev Sahipliği Yapan Şehirleri Biliyor Muydunuz? Bu Ünlü Romanlara Ev Sahipliği Yapan Şehirleri Biliyor Muydunuz?

1960 Askeri Müdahalesi sonrasında iktidarı üstlenen Milli Birlik Komitesi, Türkiye'nin demokratik yapısını güçlendirmek ve modern bir anayasa ile ülkeyi yeniden inşa etmek amacıyla harekete geçmiştir. Bu amaçla, 6 Ocak 1961'de bir Kurucu Meclis oluşturulmuş ve bu meclise bağlı olarak bir Anayasa Komitesi kurularak yeni anayasanın hazırlık çalışmalarına başlanmıştır. Bu çalışmalar, Enver Ziya Karal başkanlığında 20 kişilik bir ekip tarafından yürütülmüş ve hazırlanan anayasa taslağı, 9 Temmuz 1961'de halk oylamasına sunularak %61,5 oranında evet oyu ile kabul edilmiştir.

1961 Anayasası, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir. Çoğulcu demokrasiyi esas alan, kuvvetler ayrılığı prensibine dayanan ve temel hak ve hürriyetleri geniş bir şekilde güvence altına alan bu anayasa, aynı zamanda sosyal devlet ve sosyal haklar gibi kavramları da Türk hukuk sistemine kazandırmıştır. Anayasa, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi olmak üzere ikiye ayırarak, çift meclisli bir yapıyı benimsemiştir.

1961 Anayasası ile Türkiye'de pek çok yenilik hayata geçirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, Devlet Planlama Teşkilatı, Milli Güvenlik Kurulu gibi önemli kurumlar bu dönemde kurulmuş, üniversitelere ve Radyo Televizyon İdaresi'ne özerklik tanınmıştır. Ayrıca, işçilere grev ve toplu sözleşme hakkı, herkes için dernek kurma hakkı gibi önemli sosyal haklar ilk kez anayasal güvenceye kavuşmuştur.

9 Temmuz 1961'de yürürlüğe giren 1961 Anayasası, 12 Eylül 1980 Askeri Müdahalesi'ne kadar, yaklaşık 19 yıl boyunca Türkiye'nin demokratik yaşamının temelini oluşturmuştur. Bu dönemde yapılan değişikliklerle bakanlar kuruluna önemli yetkiler verilmiş, ancak 1980 müdahalesiyle bu anayasa yerini yeni bir anayasaya bırakmıştır.

1961 Anayasası, Türk demokrasisi için bir milat kabul edilen, temel hak ve özgürlükleri genişleten, kuvvetler ayrılığını benimseyen ve sosyal devlet ilkesini ön plana çıkaran bir anayasadır. Türk Milleti'nin bağımsız yaşama arzusunun ve demokratik değerlere olan bağlılığının bir ifadesi olarak tarihte önemli bir yer tutmaktadır.