Gıda takviyeleri, modern yaşamın getirdiği stres ve sağlıklı yaşama dair artan farkındalıkla birlikte, milyonlarca insanın günlük rutinine girmiş durumda. Daha iyi bir uyku, güçlü bir bağışıklık sistemi, sağlıklı bir cilt ve uzun ömür gibi vaatlerle piyasaya sunulan bu ürünlerin, aşırı tüketildiğinde vücutta ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısı ise bilim dünyasından geldi.
Yeni yayımlanan bilimsel bir çalışmada, özellikle selenyum, niasin (B3 vitamini) ve çinko gibi popüler takviyelerin fazla miktarda alımının çeşitli yan etkiler doğurabileceği ortaya kondu. Cureus dergisinde yer verilen araştırmaya göre, bu maddeler kontrollü alınmadığında faydadan çok zarar verebiliyor.
Selenyum doğal olarak Brezilya fındığı, sakatatlar, deniz ürünleri ve tahıllarda bulunan bir mikro besin. Bağışıklığı güçlendirdiği ve hücresel yaşlanmayı yavaşlattığı bilinen selenyumun aşırı dozda alınması, selenosis adı verilen toksik bir duruma yol açabiliyor. Bu durum saç dökülmesi, tırnak kırılması, mide sorunları ve nefeste sarımsak kokusu gibi semptomlarla kendini gösteriyor.
Bir diğer dikkat çeken takviye olan niasin, genellikle enerji içecekleri ve detoks takviyelerinde yer alıyor. Kolesterol düşürücü etkisiyle tanınan bu vitamin, fazla alındığında ciltte kızarıklık, yanma hissi ve kaşıntı gibi rahatsızlıklara sebep olabiliyor. Ayrıca karaciğer üzerinde toksik etki yaratabiliyor. Sosyal medyada popülerleşen “detoks programları” bu tür aşırı kullanımların artmasına zemin hazırlıyor.
Çinko ise bağışıklık sistemi ve cilt sağlığı için temel mineraller arasında yer alıyor. Ancak fazla tüketildiğinde bakır eksikliği, anemi ve cilt tahrişi gibi sorunlara neden olabiliyor. Araştırmacılar, özellikle hassas bireylerde çinkonun akne gibi cilt sorunlarını da artırabileceğini vurguladı.
Araştırma, gıda takviyelerinin yalnızca doz aşımıyla değil, bilimsel dayanağı olmayan bilgi kaynaklarıyla da tehlike oluşturabileceğini ortaya koydu. YouTube, Instagram ve TikTok gibi sosyal medya platformlarında yayınlanan içeriklerin büyük kısmının yeterli bilimsel doğruluktan yoksun olduğuna işaret edildi. Beslenmeye yönelik bu içeriklerin %55’inin bilimsel bilgiye dayalı olmadığı, %90’ının ise potansiyel riskleri yeterince belirtmediği ifade edildi.
Uzmanlar, özellikle sosyal medya etkisiyle kontrolsüzce takviye kullanımına yönelen bireyleri uyararak, bu tür ürünlerin bir sağlık profesyoneli tarafından önerilmeden kullanılmaması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde, kısa vadeli fayda arayışı uzun vadeli sağlık sorunlarına dönüşebilir.