Ankara'daki Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, 15 gün içinde 27 yenidoğan bebeğin hayatını kaybettiği bildirilmişti. Hastane Başhekimi Op. Dr. Leyla Mollamahmutoğlu, ölümlerin "prematüreye bağlı" gerçekleştiğini belirtirken, çalışanlar hastanenin kapasitesinin çok üzerinde çalışmasının ölümlerde etkili olduğunu iddia ediyorlardı.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası geçtiğimiz cuma günü yazılı bir açıklama yaparak, Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları ve Doğumevi’nde bir haftada 27 bebeğin öldüğünü bildirerek "Hastane yönetimi dışarı bilgi verilmemesi için adeta sıkıyönetim uyguluyor" demişlerdi. Başhekim Dr. Leyla Mollamahmutoğlu, bu iddiaları yalanladı ancak daha sonra yaptığı açıklamada, hastanede son 15 gün içinde düşük doğum ağırlıklı (prematüre) 27 bebeğin yaşamını yitirdiğini doğrulamıştı.

Yenidoğan Klinik Şefi Prof. Dr. Uğur Dilmen, hastanedeki bebek ölümlerinin enfeksiyon kaynaklı olmadığını belirtmişti. Ancak Sendika'nın duyurusunda, hastanede altyapı sorunları, yetersiz bakım koşulları, ve hasta sayısının kapasite üzerinde olması gibi iddialara yer verilmişti.

Sendikanın Ankara Şube Başkanı İbrahim Kara, "Hastane Başhekimi ve yönetimi 'bu kadar ölüm doğal' diyor. Önceki yıl 170-180 bebek kaybedilirken, bu yıl sadece Temmuz ayında 49 bebek, 31 Temmuz ile 02 Ağustos arasında 27 bebek kaybedildi. Bunun neresi doğal?" şeklinde konuşmuştu.

Jale Mahalli Neden Öldü? Ölüm Sebebi Nedir? Jale Mahalli Neden Öldü? Ölüm Sebebi Nedir?

Hastanede görevli bir doktor, başhekim ve yönetimin ölümleri gizlemek için çaba gösterdiğini, ancak olayın medyaya yansıyıp gizlenemez noktaya gelmesi üzerine savunma yolunu seçtiklerini iddia etmişti. Ayrıca, hastanede çalışan bir hemşire, bilimsel ve tıbbi ölçülere göre bir hemşirenin 5-10 bebeğe bakması gerektiğini, ancak bu rakamın 20'nin üzerinde olduğunu belirterek kalite düşüşüne dikkat çekmişti.

Hasta yakınlarından biri olan H.B. ise 27 gündür tedavi gören bebeğini kaybettikten sonra hastane yönetimine tepki göstermişti. H.B, hastane içinde yaşanan karmaşayı ve panik durumunu anlatarak, durumu normalleştirmeye çalışan bir hemşirenin tepkisini dile getirmişti.

Geçtiğimiz yıllarda tekrar gündeme gelen ve televizyon programlarında tartışılan konu, Epstein davasında kaçırılan çocuklardan sonra sosyal medyada tekrar konuşulmaya başlandı.

3 günde 27, bir ayda ise 49 bebeğin öldüğü belirlenen Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Doğum Hastanesi’nde 1985-1995 yılları arasında bebeğiniz öldü denilerek bebekleri satılan aileler seslerini duyurmaya çalışıyor. 

‘’Çocuğun Gece Üçte Öldü, Gömdük’’

Serap Paköz’ü sunduğu ‘Gerçeğin Peşinde’ isimli programda geçtiğimiz yıllarda öldüğü söylenilen bebeklerle ilgili konu gündeme gelmişti. Yaşanan olay 27.10.1985 yılında gerçekleşmiş olup bebeğin ölümüne dair belgeler sunulmuştu. Ölüm nedeni ise iki farklı sebep ile gösterilmişti. Doğum yapan Ayşe Hanım gece saat 2’de doğum yaptığını 3’e kadar bebeğinin yanında olduğunu söyledi. Oğlan çocuğu olan Ayşe Hanım, doktorun kendisine ‘’Erkek çocuğun oldu, paşa olacak.’’ dediğini söyledi. Çocuğunun çok ağladığını ve kalkıp bakmak istediğinde doktorun kendisini durdurmaya çalışarak; ‘’Ölmeye yer mi arıyorsun’’ dediğini ve hemşireye kendisini odaya götürüp yatırmasını söylediğini anlattı. Sabah olduğunda çocuğuna süt vermek için yanına giden anne çocuğunun yerinde sarışın bir kız bebeğin olduğunu ve kendi bebeğinin ise esmer bir erkek olduğunu dile getirdi. Doktor ise çocuğun gece 3’te öldüğünü ve gömdüklerini söyledi. 

‘’Bebekleri Pis Kutularda Bekletiyorlardı’’

Sosyal medyada yankı uyandıran bu olay tekrar gündeme oturdu. Önce bebeklerin pis kutularda bekletildiklerini sonrasında ise kundaklanarak hastaneden çıkarıldıklarını söyleyen emekli hastane görevlisinin açıklamaları tüyler ürpertti.

Editör: Haber Merkezi