Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenen 2023 Turkcell Süper Kupa maçı, Türk futbolunun iki büyük devi Galatasaray ve Fenerbahçe arasında gerçekleşecek. Ancak, maç öncesi ciddi bir diplomatik ve ideolojik kriz patlak verdi. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün imajını ve mirasını temsil eden sembollerin kullanımına Suudi yetkililer tarafından izin verilmemesi, her iki takımın da sert tepkisine yol açtı.

Buna göre, planlanan İstiklal Marşı'nın okunması, Atatürk pankartları, 'Yurta Sulh, Cihanda Sulh' yazılı dövizler ve Atatürk tişörtleri, Suudi yetkililerce veto edildi. Bu, sözleşmede belirtilmiş olmasına rağmen yapılan bir reddiyeydi. Fenerbahçe ve Galatasaray, bu yasaklamalara karşı çıkarak, eğer talepleri kabul edilmezse maça çıkmayacaklarını Türkiye Futbol Federasyonu'na (TFF) bildirdi.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'nin ve Atatürk'ün barışçıl mesajını hatırlatmanın önemine vurgu yaptı, ancak Suudi yetkililerin bu durumu kabul etmediklerini belirtti. Galatasaray Genel Sekreteri Eray Yazgan ise, İstiklal Marşı okunmaması durumunda maça çıkmayacaklarını açıkça ifade etti.

Messi Neden Ağladı? Ağlama Sebebi Nedir? 2024 Messi Neden Ağladı? Ağlama Sebebi Nedir? 2024

Bu durum, Milli Takım Sorumlusu Hamit Altıntop'un da dahil olduğu bir dizi yoğun toplantıya neden oldu. Altıntop, İstiklal Marşı'nın okunmasına ilişkin bir taahhütname olduğunu ve Suudi tarafının buna uyması gerektiğini belirtti. Öte yandan, İHA'nın bildirdiğine göre, maç seremonisinde İstiklal Marşı'nın okunması ve Türk bayraklarının asılması gibi konular protokolde yer alsa da, Atatürk pankartı ve diğer posterler için hâlâ müzakereler devam ediyor.

Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar, Suudi yetkililerin Atatürk temalı tişört ve pankartlara izin vermemesi üzerine takımın duruşunu açıkladı. Eğer bu yasaklamalar devam ederse, Fenerbahçe de maça çıkmayacak. Ayrıca, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'in de TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ile durumu değerlendirmek üzere bir araya geldiği bildirildi.

Bu olay, sporun sadece fiziksel bir mücadele olmadığını, aynı zamanda ideolojik ve diplomatik bir alan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. İki takımın da kararlı duruşu, Türkiye'deki ulusal kimlik ve bağımsızlık sembollerine olan bağlılığın bir göstergesi olarak görülüyor. Bu durum, uluslararası spor etkinliklerindeki siyasi ve kültürel hassasiyetlerin nasıl ön plana çıkabileceğinin de bir örneğini oluşturuyor.

Editör: Şahsüver ÇITIR