UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi tüm dünyada bilinmektedir. Bugüne kadar Türkiye'de 19 alan bu seçkin listeye dahil edilmiştir. Bunun dışında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi adı verilen bir liste daha vardır. Bu liste geçmişten günümüze aktarılan somut olmayan kültürel öğeleri içerir. Ülkemizi bu listede 20 tane kültürel miras temsil etmektedir. Bugün size binlerce yıl öncesine dayanan bu eşsiz ve kadim kültürel hazinelerden birkaçıyla ilgili bilgi vereceğiz.

Mevlevi Semah Töreni

Bir tür tasavvuf töreni olan Mevlevi Semah Töreni, Allah'a giden yolu simgelemektedir. Tören günümüzde belli dini temalara göre ayrıntılı kurallarla yapılsa da Mevlânâ Celâleddîn Rûmi zamanında hiçbir kurala bağlı olmaksızın uygulanıyordu. Tören kuralları Pir Adil Çelebi döneminde son şeklini almış ve günümüze kadar gelmiştir.

Âşıklık Geleneği

Anadolu'nun kültürel mirasını en iyi görebildiğimiz sanatlardan biri de hiç şüphesiz âşıklık geleneğidir. Geleneğin esaslarına bağlı kalarak şiir okuyan, hikâye anlatan, sözlü nükte düelloları yapan, çoğunlukla telli bir çalgı olan saz eşliğinde söyleyen sanatçılara âşık, geleneğin kendisine ise âşıklık veya ozanlık adı verilmektedir. Çok yönlü ve zengin bir sanat olan âşıklık, dönemin günlük yaşam pratiklerini, etik ve estetik değerlerini yansıtır. Aşıklık geleneğinin en bilinen türleri Atışma (Sözlü Zeka Düellosu) ve Leb Değmez (Dudakların Birbirine Dokunmaması) olmakla birlikte bölgeden bölgeye farklı isimler alırlar. Atışma'da en az iki âşık seyirci önünde nükteli sözler söyleyerek birbirini alt etmeye çalışır. Leb Değmez'de âşık, dudaklarının arasında bir iğneyle, alfabenin bazı harflerini kullanmadan şiirler okur.

Nevruz

Nevruz-i Sultan, Sultan Nevruz, Yılsrı, Navrız, Newroz, Gündönümü ve Noruz olarak da adlandırılan Nevruz, Orta Asya'dan Anadolu'ya, Kafkasya'dan Balkanlar'a kadar birçok bölgede kutlanan bir tür Yeni Yıl kutlamasıdır. Çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan kırsal topluluklar tarafından kutlanan ve genellikle 21 Mart'ta gerçekleşen Nevruz ritüelleri, artan refah ve bolluk dileğini ifade eder. İlkbaharın gelişi olarak kabul edilen Nevruz, aynı zamanda yeniden doğuşu sembolize eder ve geleceğe yönelik umut ve beklentileri yansıtır.

Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali

Türkiye'nin ata sporu olarak anılan güreş, aynı zamanda dünyanın en eski sporlarından biridir. 14. yüzyılda kurulan Kırkpınar Yağlı Güreş Festivali, Türkiye'de hala her yıl düzenlenmektedir ve dünyanın en eski güreş festivallerinden biridir.

Hadi Be Oğlum Gerçek Mi? Hadi Be Oğlum Gerçek Mi?

Yedi gün süren Kırpınar Yağlı Güreşleri her yıl temmuz ayında başlıyor. Güreşçiler maça hazırlanırken 'kıspet' adı verilen deri tayt giyerler ve zeytinyağıyla yağlanırlar. Pehlivanlar çim sahada rakiplerini mağlup ederek Başpehlivan unvanını kazanmak için mücadele eder. Başpehlivana altın kemer verilir. Bir pehlivan altın kemeri arka arkaya üç kez kazanırsa, o kemerin daimi sahibi olur.

Semah, Alevi-Bektaşi Ritüeli

Alevi-Bektaşi Semahı, Tanrı'ya giden bir yol olarak Cemlerde (toplantılarda) icra edilir. Genellikle saz eşliğinde, sözlerle, halk şiirleriyle ve şarkılarla eşlik edilen estetik beden hareketleri ritüelin ana unsurlarıdır. Bölgeden bölgeye değişen söz, müzik ve beden hareketleri, Alevi-Bektaşi Semahını Anadolu'nun en zengin kültürel miraslarından biri yapar.

Semah genellikle üç ana bölümden oluşur. Daha yavaş hareketlerle yapılan giriş bölümüne Ağırlama denir. Semahın hız kazandığı bölüme Yürüme, en hareketli bölüme ise Yeldirme denir. Yeldirme aynı zamanda Semahın en zor bölümüdür. Bu bölümlerden sonra semahçılar, manevi lider olarak kabul edilen bir Dede'nin önünde dualar okurlar. Dualar okunurken, hazır bulunan herkes ellerini göğe doğru kaldırır ve Allah'ın isimlerinden biri olan Hakk'ın birliğini söyler.

Mesir Macunu Festivali

Manisa ilinde her yıl düzenlenen Mesir Macunu Festivali'nin 400 yıllık bir geçmişi vardır. Anadolu kültüründe baharın başlangıcı olarak kabul edilen Nevruz döneminde düzenlenen eşsiz Mesir Macunu Festivali, kendine özgü geleneksel uygulamaları sayesinde her yıl binlerce turisti kendine çeker.

Mesir macununun hikayesi ise şöyledir:

Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Hafsa Sultan'ın Manisa'da hastalandığı rivayet edilir. Hastalığının nedeni tespit edilememiştir. Sultan Camii medresesinin başhekimi Merkez Efendi, 41 bitkiden oluşan bir macun hazırlamış ve Hafsa Sultan bu macunu içtikten sonra hastalığından kurtulmuştur. O günden sonra Hafsa Sultan'ın emriyle bu macun her yıl Sultan Camii'nden halka dağıtılmaya başlanmıştır.

Bahar Bayramı: Hıdrellez

Türkiye ve Makedonya'nın ortak kültür mirası olan Hıdrellez, doğanın yeniden uyanışını ve yenilenmesini kutlamak amacıyla her yıl 6 Mayıs'ta düzenlenen şenliklere verilen addır. Hıdrellez'de sözlü hikâyecilik, gösteriler, ritüeller, şenlikler ve sosyal etkinlikler yapılmaktadır. Bu ritüel ve uygulamalar doğanın uyanışıyla ilgili olup gelecek yıla refah, bereket, sağlık ve mutluluğa davet etmek amacıyla yapılmaktadır.

Geleneksel Zeka ve Strateji Oyunu: Mangala

Hem Osmanlı hem de eski Türk kültüründe yeri olan mangala, geleneksel bir zeka ve strateji oyunudur. Yüzlerce yıllık bir gelenek olan Mangala, tarihte bölgeye ve döneme göre pek çok farklı isimle anılıyor. Bu isimlerin en bilinenleri 'Köçürme', 'Kümelek', 'Dokuz Kuyu', 'Kuyulama', 'Yalak', 'Kale', 'Çakıldak', 'Çukur' ve 'Hane'dir.

Mangala her yaştan insanın oynayabileceği zevkli bir zeka oyunudur. İki kişi veya iki çift arasında oynanabilen Mangala'da oyuncular yerdeki veya oyun tahtasındaki çukurlara atılan taşları toplamaya çalışıyor. En çok taşı toplayan kişi veya çift oyunu kazanır. Oyunu yaşatan federasyonlar ve kulüpler sayesinde günümüzde hâlâ turnuva ve festivallerde oynanan Mangala, kadim bir zeka oyunu olarak kültürel statüsünü koruyor. Mangala, UNESCO Türkiye'nin Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan tek zeka oyunudur.

Editör: Şahsüver ÇITIR