Türkiye'de bölgesel asgari ücret modeli yeniden gündeme gelirken, öneri işçi ve işveren kesimleri arasında farklı değerlendirmelere neden oldu. İşveren temsilcileri, büyükşehirlerle diğer iller arasında yaşam ve üretim maliyetlerinin değişiklik göstermesini gerekçe göstererek bölgelere göre farklı asgari ücret uygulanmasını öneriyor. İşçi konfederasyonları ise bu modelin çalışanların gelirini olumsuz etkileyebileceğini ve ücret eşitsizliğini artırabileceğini savunuyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan DİSK, HAK-İŞ ve TÜRK-İŞ, mevcut sistem yerine çalışanların alım gücünü artıracak düzenlemelerin ele alınması gerektiğini ifade etti. Tartışmalar sürerken, bölgesel asgari ücret konusunda herhangi bir resmi karar veya uygulama bulunmuyor.

İşçi Konfederasyonlarından Ortak Tepki

DİSK, Türkiye'de bölgesel asgari ücret uygulamasının geçmiş yıllarda denendiğini ve daha sonra ulusal sisteme geçildiğini hatırlattı. Konfederasyon, önerinin düşük gelirli bölgelerde ücretlerin gerilemesine neden olabileceğini savunurken, temel sorunun asgari ücretin çok sayıda çalışan için standart ücret haline gelmesi olduğunu belirtti.

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da bölgesel asgari ücret modeline karşı olduklarını açıkladı. Arslan, böyle bir uygulamanın çalışanlar açısından yeni eşitsizlikler oluşturabileceğini ifade ederken, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yapısının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

TÜRK-İŞ ise yaptığı açıklamada, ulusal asgari ücret sisteminden vazgeçilmesinin çalışanlara fayda sağlamayacağını belirterek, asıl gündemin çalışanların geçim koşullarını iyileştirecek adımlar olması gerektiğini dile getirdi.

İşverenler Maliyet Farklarına Dikkat Çekiyor

Bölgesel asgari ücret modelini savunan işveren temsilcileri ise Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşam ve üretim maliyetlerinin aynı olmadığını belirtiyor. Büyükşehirlerle diğer şehirler arasında oluşan maliyet farklarının bazı sektörlerde tek tip ücret uygulamasını zorlaştırdığı ifade edilirken, bölge veya sektör bazlı ücret modellerinin değerlendirilmesi gerektiği görüşü paylaşılıyor.

2026 yılı itibarıyla Türkiye'de brüt asgari ücret 33 bin 30 lira, net asgari ücret ise 28 bin 75 lira 50 kuruş olarak uygulanıyor.