Suriye'de "insan mezbahası" olarak anılan Sednaya Hapishanesi'nde yaşanan işkencelerle ilgili İstanbul’da dikkat çeken bir adım atıldı. İstanbul’da yaşayan Abdullah Güneyli isimli bir vatandaş, Beşar Esad, ailesi, generalleri ve subayları hakkında insanlığa karşı işlenen suçlar nedeniyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda, şüpheliler hakkında kırmızı bülten çıkarılması ve uluslararası bir ceza mahkemesi kurulması talep edildi.
Suriye’de Heyet Tahrir eş-Şam'ın (HTŞ) Şam’ı ele geçirip Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından, Sednaya Hapishanesi’nden gelen görüntüler tüm dünyada yankı uyandırdı. Mahkumların serbest bırakılmasının ardından hapishanedeki işkence izleri ve toplu mezarlar, uluslararası kamuoyunda tartışmalara neden oldu.
Bu gelişmelerin ardından İstanbul'da yaşayan Abdullah Güneyli, Sednaya Hapishanesi’nde yaşanan zulme ilişkin Beşar Esad, ailesi, rejimin generalleri ve subayları hakkında suç duyurusunda bulundu. Dilekçe, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunuldu. Dilekçede, 2011 yılından bu yana Suriye'de gerçekleştirilen sistematik işkenceler, yargısız infazlar ve toplu katliamların sadece Suriye'nin iç meselesi değil, insanlığa karşı işlenmiş uluslararası suçlar kategorisinde olduğu vurgulandı.

"İnsan Mezbahası" Olarak Anılan Sednaya Hapishanesi
Abdullah Güneyli'nin başvurusunda Sednaya Hapishanesi'nde yaşanan işkencelere dair çarpıcı ifadelere yer verildi. Dilekçede şu ifadelere yer verildi:
"Başta Sednaya Hapishanesi olmak üzere, Esad yönetimi tarafından kurulan işkence merkezlerinde, mahkumlar her türlü fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Mahkumlar infazlarla öldürülmekte ve cesetleri toplu mezarlara atılmaktadır. Bu hapishaneler, yalnızca Suriye’deki insanların değil, tüm insanlığın vicdanında silinmez izler bırakmıştır. Sednaya, uluslararası raporlarda 'insan mezbahası' olarak anılmakta ve 300 binden fazla toplu mezar olduğu tahmin edilmektedir."
Esad ve Ailesi Hakkında Kırmızı Bülten Talebi
Suç duyurusunda Beşar Esad, ailesi, generaller ve subayların insanlığa karşı işlenen suçlar nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti’nin adil yargısında yargılanması istendi. Suç duyurusunda şu talepler yer aldı:
- Beşar Esad, ailesi, generaller ve emir-komuta zincirindeki diğer sorumlular hakkında kırmızı bülten çıkarılması,
- Türkiye'nin uluslararası yargı mekanizmalarında aktif rol alarak, bu suçların Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) taşınması,
- Türkiye'nin taraf olmadığı UCM'ye alternatif olarak uluslararası özel bir ceza mahkemesi kurulması,
- Esad rejiminin işlediği suçlara dair uluslararası bir yargılama sürecinin başlatılması.
Başvuruda, bu adımların yalnızca Suriye halkı için değil, tüm insanlık adına adaletin sağlanması için önemli olduğu vurgulandı.
"Bu Zulüm Cezasız Kalmamalı"
Abdullah Güneyli, Anadolu Adalet Sarayı önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Bu suçun cezasız kalmaması gerektiğini” vurguladı. Güneyli, şöyle konuştu:
"Bugün Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduk. İnsanlık için küçük bir adım ama dünya için büyük bir adım olduğuna inanıyoruz. Beşar Esad, ailesinin ve rejiminin Suriye'de yaptığı katliamlarını dile getirdik. Sednaya Hapishanesi'nde milyonlarca insanı nasıl öldürdüğünü, nasıl katlettiğini bir kez daha gördük. Türkiye Cumhuriyeti uluslararası arenada söz sahibi olan bir devlettir. Türk yargısının da insan hakları mahkemelerinde sözü geçerlidir. Biz bu suçun cezasız kalmamasını talep ediyoruz."
Güneyli, ayrıca Sednaya Hapishanesi'ndeki işkencelere dair görsellerin dünya genelinde herkesin vicdanında derin izler bıraktığını belirterek, şunları ekledi:
"Esad rejimi 2011 yılından beri halkına çok kötü bir zulüm etmektedir. Bu zulmü göz ardı edemeyiz. Karınca misali en azından elimizden hiçbir şey gelmiyorsa safımız belli olsun diye bu yola baş koyduk."
