İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Bakıri'nin yaptığı açıklama, bu tarihi değişikliği duyurdu. Bakıri, konuya dair önemli bilgileri bir sosyal medya platformunda paylaştı ve BMGK'nin 2231 sayılı kararnamesi çerçevesinde, İran'a yöneltilen balistik füze ambargosunun 18 Ekim itibariyle son bulduğunu açıkladı. Bu gelişmeyle birlikte İran, BMGK'nin kısıtlamalarına tabi olmaksızın hareket edebilecek.
Ancak, bu ambargonun sona ermesi, İran'ın nükleer faaliyetlerini düzenleyen uluslararası anlaşma ile bağlantılı. İran ve BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi (ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa) ve Almanya arasında 2015 yılında sonuçlanan müzakereler sonucunda kabul edilen bu anlaşma, 14 Temmuz 2015'te kabul edildi. Anlaşma, BMGK'den de onay aldı ve 2231 sayılı bir kararname olarak yürürlüğe girdi.
Söz konusu kararname, İran'ın balistik füze faaliyetlerine yönelik bir dizi yaptırımı içeriyordu. Bu yaptırımların şimdi sona ermesi, İran'ın balistik füze envanterini geliştirme ve yenileme fırsatını gündeme getiriyor.
Diğer bir önemli nokta, Avrupa Birliği'nin (AB) bu yaptırımlara devam etme kararı. İngiltere, Fransa ve Almanya'nın hazırladığı ortak metinde, İran'ın nükleer faaliyetlerinin anlaşmanın taahhütlerini ihlal etmeye devam ettiği belirtilmişti. AB Konseyi tarafından yapılan açıklamada, nükleer silahların yayılmasını önlemeye yönelik yaptırımların 18 Ekim'den sonra da İran'a karşı sürdürüleceği duyuruldu.
İran yönetiminin bu kararlar karşısındaki tepkisi ise oldukça net. İran, AB'nin 2015'te imzalanan nükleer anlaşmaya göre 18 Ekim'de kaldırılması gereken ambargoların hala yürürlükte tutulmasını "yasa dışı" ve "kötü niyetli bir eylem" olarak nitelendirdi. Bu durum, İran'ın uluslararası arenada nasıl bir pozisyon aldığını ve bu süreçte nelerle karşılaştığını gözler önüne seriyor.
