Suriye’de 8 Aralık'ta Beşar Esad yönetiminin sona ermesi, bölgedeki dengeleri değiştirdi. Bu gelişmenin hemen ardından İsrail, 9 Aralık'ta Suriye genelinde 100'den fazla hedefe hava saldırısı düzenledi. İsrail'in bu hamlesi, bölgesel güvenlik politikaları açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Golan Tepeleri’nden yaptığı açıklamada, "Golan Tepeleri'ndeki tampon bölgenin kontrolünü geçici olarak ele geçirdik" ifadesini kullandı. Netanyahu, İsrail’in, bölgedeki güvenliğini sağlamak ve sınırlarını korumak için her türlü önlemi alacağını vurguladı. Bu açıklamanın hemen ardından İsrail Ordusu, Şam, Lazkiye, Dera ve Hama’da çeşitli askeri tesisleri hedef aldı.
İsrail'in Hedefleri Nelerdi?
İsrail'in vurduğu hedefler arasında askeri araştırma merkezleri, mühimmat depoları ve stratejik havaalanları yer aldı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne (SOHR) göre, saldırılar Berze bölgesindeki bir araştırma merkezini de kapsıyordu. Bu merkezin, daha önce kimyasal silah üretimiyle bağlantılı olduğu iddia edilen Suriye Bilimsel Çalışmalar ve Araştırmalar Enstitüsü’ne (SSRC) ait olduğu öne sürüldü.
SOHR, İsrail'in Suriye'de gerçekleştirdiği hava saldırılarının 2024 yılı boyunca 416 askerin hayatını kaybetmesine yol açtığını açıkladı. Ancak İsrail, bu saldırıları "silahların aşırılık yanlısı grupların eline geçmesini önlemek" amacıyla gerçekleştirdiğini savundu.
Golan Tepeleri’nde Yeni Düzen
İsrail’in Golan Tepeleri'nde geçici kontrol ilan etmesi, bölgesel gerilimi artıran bir diğer önemli gelişme oldu. İsrail, 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri'nde geçici bir güvenlik düzeni kurduğunu açıkladı. Netanyahu, "Suriye’de yeni bir düzen kurulana kadar Golan Tepeleri'ndeki tampon bölgenin kontrolü bizde olacak" dedi.
Bu gelişmelerin ardından İsrail ordusu, Golan Tepeleri'ne yakın beş Suriyeli köyde yaşayanlara evlerinden çıkmamaları uyarısında bulundu. Bu kararın, İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenlik iddiasını güçlendirmek amacıyla alındığı değerlendirilirken, uzmanlar İsrail'in bu hamlesinin “yayılmacı” bir motivasyona işaret edebileceğini belirtti.
İsrail'in Suriye Stratejisi Nereye Gidiyor?
İsrail'in Suriye'deki askeri varlığı ve saldırıları, bölgedeki denklemi yeniden şekillendiren adımlar olarak görülüyor. Uzmanlar, İsrail’in Esad sonrası Suriye’de ortaya çıkan güvenlik boşluklarından endişe duyduğunu ifade ediyor. İngiliz risk istihbarat şirketi Sibylline’de Orta Doğu ve Afrika Analisti Megan Suttcliffe, "İsrail, stratejik silahların isyancıların veya İsrail'e düşman olan grupların eline geçmesini engellemeye çalışıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Suttcliffe, İsrail'in, Suriye'deki belirsizlik nedeniyle hızlı karar alması gerektiğini vurguladı. Özellikle, İran destekli Şii milislerin Suriye'deki geleceği, İsrail için önemli bir endişe kaynağı olarak görülüyor. Bölgedeki Rusya etkisinin azalması, İsrail'in endişelerini artıran bir diğer faktör olarak öne çıkıyor.
İsrail'in Suriye'deki Kürtlere Bakışı
İsrail'in Suriye Kürtleriyle ilgili politikası da dikkat çekiyor. 9 Aralık'ta Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) Menbiç'e operasyon düzenlemesi üzerine, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, "Kürtlere yönelik saldırılar durdurulmalı" açıklamasını yaptı. Bu açıklama, İsrail'in Suriye'deki Kürt gruplara dolaylı destek verdiği yönündeki yorumları beraberinde getirdi.
İsrail’in Suriye’deki pozisyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tel Aviv Üniversitesi Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nde görev yapan Gallia Lindenstrauss, “İsrail’in Suriye’nin kuzeydoğusundaki gelişmelere dair bilgi kapasitesi, orta ve güney bölgelerine kıyasla daha sınırlı. Ancak İsrail’in ABD güçlerinin Suriye'de kalmasını istediği açık" yorumunu yaptı.
İsrail’in 2017 yılında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) bağımsızlık referandumunu desteklemesi, Tel Aviv’in Kürt bölgeleriyle ilişkilerini güçlendirme politikası olarak görülüyor. Uzmanlar, İsrail’in Suriye'deki Kürtlerle de benzer bir ilişki kurmayı tercih edebileceğini ifade ediyor. Ancak bu ilişkinin, Türkiye ile diplomatik gerginliği tırmandırabileceği de belirtiliyor.
Golan Tepeleri'nin Önemi
Golan Tepeleri, İsrail-Suriye sınırındaki stratejik bir bölge olma özelliğini taşıyor. 1967'de İsrail tarafından ele geçirilen Golan Tepeleri, bölgenin en yüksek noktalarından biri olduğu için Suriye'nin askeri faaliyetlerini izlemek açısından büyük avantaj sağlıyor. Geçmişte Suriye’nin tepelere hâkim olduğu dönemde İsrail’in kuzey bölgesine yönelik topçu atışları düzenlenmişti.
Bu nedenle İsrail, Golan Tepeleri'ni stratejik bir tampon bölge olarak görüyor. Suriye’deki iç savaşın sona ermesi ve yeni bir geçiş hükümetinin kurulması, Golan Tepeleri’ndeki denklemi de değiştirebilir.
