İklim değişikliği kaynaklı ekstrem hava olayları dünyayı tehdit ederken, bilim insanları "buzul gölü patlama taşkını" (GLOF) adı verilen ve potansiyel yıkıcılığı bir nükleer bombayı kat kat aşan yeni bir risk konusunda uyarıda bulundu. Bu tür taşkınlar, dünyanın birçok bölgesinde artan sıcaklıklarla birlikte ciddi tehdit oluşturuyor.
ABD'den Hindistan'a, Alaska’dan Himalayalar’a kadar uzanan çok sayıda coğrafyada, yüksek dağlık bölgelerde bulunan buzul barajlı göllerin taşma riski her geçen gün artıyor. Özellikle Alaska, Washington ve Wyoming gibi bölgelerdeki ısınan hava ve buzul erimeleri nedeniyle ani ve büyük taşkınlar yaşanabileceği belirtiliyor.
Geçmişte buzul göllerinin ani taşmasıyla oluşan sellerin en dikkat çeken örneklerinden biri, yaklaşık 15 bin yıl önce ABD’nin kuzeybatısında gerçekleşen Missoula Selleri olmuştu. Bu olay sırasında devasa büyüklükteki buz barajlarının yıkılmasıyla ortaya çıkan su kütleleri, 18 metreyi aşan dalgalarla önüne çıkan her şeyi yok etmişti. Bu taşkınlarda açığa çıkan enerji, Sovyetler Birliği’nin tarihin en büyük nükleer silahı olan Çar Bombası’ndan yaklaşık 90 kat daha güçlü olarak hesaplanıyor.
Son yıllarda yaşanan modern GLOF örneklerinden biri ise 2023 yılında Hindistan’ın Sikkim bölgesinde meydana geldi. Eriyen bir buzul gölünün taşmasıyla onlarca insan yaşamını yitirdi, yüzlercesi evsiz kaldı. ABD'nin Alaska eyaletinde de benzer olaylar yaşanıyor. Juneau kentinde sadece iki yıl içinde iki kez yaşanan taşkınlar, binlerce Olimpik yüzme havuzu dolusu suyu şehir merkezine taşıdı ve tahliyelere neden oldu. Araştırmalara göre bölgede bulunan 120 buzul gölünün 106’sı son kırk yıl içinde en az bir kez taşkın yaşadı.
Araştırmacılar, GLOF olaylarının çoğu zaman önceden tespit edilemediğini ve öngörülemez biçimde gerçekleştiğini belirtiyor. Bu durum, can kayıplarını ve altyapı hasarlarını daha da artırıyor. Özellikle erime sularıyla oluşan yeni göllerin kontrolsüz biçimde büyümesi, gelecekte daha büyük felaketlerin yaşanabileceği anlamına geliyor.
Washington eyaleti, bu tehlikenin yoğunlaştığı alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Bölgede bulunan 47 buzulun hızla erimesi yeni göllerin oluşmasına neden olurken, uzmanlar sismik sensörlerin kurulması ve erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor. Wyoming ve Rocky Dağları civarında da taşkınların sıklığı giderek artıyor. Son olarak 2003’te yaşanan bir GLOF olayında 3,2 milyon metreküp su yerleşim bölgelerine zarar vermişti.
Birleşmiş Milletler Üniversitesi'nin 2023 yılında yayımladığı rapora göre, dünya genelinde 15 milyondan fazla insan GLOF riski altındaki bölgelerde yaşıyor. Bu nedenle uzmanlar, erken uyarı sistemlerine yatırım yapılmasını, risk haritalarının çıkarılmasını ve bölge halkının bilinçlendirilmesini öneriyor.
