Boşanma davalarının en çok konuşulan başlıklarından biri olan süresiz nafaka uygulamasıyla ilgili önemli bir aşamaya gelindi. Uzun süredir kamuoyunda tartışılan ve hem nafaka yükümlülerini hem de hak sahiplerini yakından ilgilendiren düzenleme, yarın Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nda ele alınacak. Yüksek Mahkeme, boşanma sonrası eşe süresiz nafaka ödenmesini öngören hükmün iptali istemini esastan görüşecek. Verilecek karar, aile hukuku alanında yeni bir sürecin başlamasına neden olabilecek nitelik taşıyor. Yıllardır süren tartışmaların odağında yer alan düzenleme hakkında çıkacak karar, hem devam eden davalar hem de yeni açılacak dosyalar açısından belirleyici olacak. Gözler, yarın yapılacak toplantıdan çıkacak sonuca çevrildi.
Başvuru Süreci Nasıl Başladı?
Antalya 12. Aile Mahkemesi, 2025 yılında baktığı bir davada, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının süresiz olmasına ilişkin hükmün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
Kanunun ilgili maddesinde, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” ifadesi yer alıyor. Yüksek Mahkeme, başvuruyu Genel Kurul gündemine alarak esastan inceleme kararı verdi. Mahkeme, düzenlemenin iptaline, başvurunun reddine ya da incelemenin ertelenmesine karar verebilecek.
Olası Değişiklikler Neler?
Daha önce gündeme gelen düzenleme taslaklarında, süresiz nafaka uygulamasının sona erdirilmesi ve nafakaya süre sınırı getirilmesi yönünde çalışmalar yapıldığı ifade edilmişti. Bu kapsamda nafaka süresi için alt sınırın 5 yıl olarak belirlenmesi üzerinde durulduğu belirtiliyor. Uzun süreli evliliklerde ise hakime nafaka süresi konusunda takdir yetkisi tanınması planlanıyor. Örneğin 20 yıl süren bir evliliğin sona ermesi halinde, nafaka süresinin 10 yıl olarak belirlenmesi gündeme gelebilecek.
Öte yandan yargılama süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik düzenlemeler de tartışılıyor. Buna göre hakim, hukuki konunun tespiti için bilirkişiye başvuramayacak. Duruşma aralarının ise 3 ayı geçmemesi öngörülüyor. Eğer bir sonraki duruşma süresi 3 ayı aşarsa, hakimin bu duruma ilişkin gerekçe yazması gerekecek.
