Eskişehir, Kütahya ve Bilecik’te çıkan ve geniş alanlara yayılan orman yangınlarının ardından, rüzgarla taşınan kül bulutları Bursa’ya kadar ulaştı. Kentin doğu bölgelerinde başlayan kül yağışı sonrası vatandaşlar hem sosyal medyada hem yetkililere başvurarak yaşadıkları endişeyi dile getirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, yangının şehir sınırlarına yaklaşması sebebiyle halkı tedbirli olmaya çağırdı. Özellikle yanık kokusunun belirgin hale gelmesi, olayın etkilerini gözler önüne serdi.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Dirik, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak kül yağışının göründüğünden çok daha ciddi etkiler yaratabileceği konusunda uyardı. Yangın alanlarında oluşan aşırı sıcaklıkların kül, toz ve yanmış materyalleri atmosfere taşıdığını belirten Prof. Dr. Dirik, bu parçacıkların rüzgarla birlikte çok geniş alanlara yayıldığını ifade etti. Bursa'da yaşanan kül yağışı da bu mekanizmanın bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

Prof. Dr. Dirik, kül partiküllerinin 10-20 mikron büyüklüğünde olduğunu ve bu nedenle havada uzun süre kalabildiğini belirtti. Bu durumun solunum sistemi hastalıklarını tetikleyebileceğini vurgulayan Dirik, özellikle çocuklar, yaşlılar ve astım gibi kronik rahatsızlıkları bulunan bireylerin dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Yangın külleri yeni yangınların tetikleyicisi olabilir mi sorusuna ise Dirik net bir cevap verdi: “Hayır, bu partiküller yeni yangın çıkarmaz.” Afrika’dan gelen toz taşınımlarıyla benzerlik gösterdiğini söyleyen uzman, durumun halk sağlığı açısından dikkate alınması gereken boyutlara ulaşabileceğini vurguladı.

Kül yağışının su kaynakları üzerindeki etkisine de değinen Prof. Dr. Dirik, henüz ölçümlerin yapılmadığını ancak partiküllerin birikmesi durumunda zararlı etkilerin ortaya çıkabileceğini belirtti. Küllerin yeryüzüne inmesi için rüzgarın durması ve yağmur yağması gerektiğini ifade eden Dirik, mevcut meteorolojik koşullarda bu durumun kısa vadede mümkün görünmediğini dile getirdi.

Şehir merkezlerinde yaşanan kül birikiminin kimyasal içerik nedeniyle toprağı kısa vadede kirletebileceğine de dikkat çeken Prof. Dr. Hüseyin Dirik, özellikle külde potasyum gibi elementlerin bulunmasının doğada bazı bölgelerde verimlilik artırıcı etki yaratabileceğini; fakat bu elementlerin şehir ortamına taşınmasıyla insan sağlığına yönelik risk oluşturabileceğini kaydetti.