Yargıtay 2'nci Hukuk Dairesi, evlilik öncesinde psikolojik tedavi gördüğünü ve ilaç kullandığını eşinden gizleyen kadının, boşanma davasında tam kusurlu olduğuna hükmetti. Gaziantep’te görülen davada, davacı erkek, eşinin evlenmeden önce psikolojik destek aldığını ve bu bilgiyi kendisinden sakladığını ifade ederek boşanma talebinde bulundu. Eşinin davranışlarındaki farklılıklar nedeniyle durumu sonradan fark ettiğini dile getiren davacı, evliliğin kısa sürede fiilen sona erdiğini belirtti. Mahkeme sürecinde dinlenen tanıklar da kadının toplum içerisinde alışılmadık tavırlar sergilediğini ifade etti. Mesaj kayıtları ise kadının bu bilgiyi eşinden gizlediğini kabul ettiğini ortaya koydu.
İlk İki Mahkeme Boşanma Talebini Reddetti
Gaziantep 9'uncu Aile Mahkemesi, psikolojik tedavi geçmişinin boşanma sebebi olarak değerlendirilemeyeceğine karar vererek davayı reddetti. İstinaf sürecinde dosyayı inceleyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2'nci Hukuk Dairesi de benzer bir sonuca vararak, bu tür bilgilerin evliliğin iptali için gerekçe olabileceğini, ancak boşanma nedeni sayılamayacağını ifade etti.
Dosya, temyiz edilerek Yargıtay’a taşındı. İncelemeyi gerçekleştiren Yargıtay 2'nci Hukuk Dairesi, alt mahkemelerin gerekçelerinin yetersiz olduğu kanaatine vardı. Kararda, kadının evlilik öncesinde yaşadığı psikolojik süreci gizlemesinin güven zedeleyici bir davranış olduğu vurgulandı. Evlilik süresince de bu bilgiyi saklamaya devam eden kadının, birlikteliğin temelinden sarsılmasına neden olacak bir tutum sergilediği belirtildi. Yargıtay, bu gerekçelerle kadını tam kusurlu buldu ve boşanma davasının reddine ilişkin kararı bozarak dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderdi.
