Anadolu'da miras paylaşımında sıkça tercih edilen ölünceye kadar bakma sözleşmeleriyle ilgili Yargıtay'dan dikkat çeken bir karar çıktı. Yaşlı bir dedenin, kendisine yaşamı boyunca bakması şartıyla torununa devrettiği arsa, verilen yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddiasıyla yeniden yargıya taşındı. Uzun süren dava sürecinin ardından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bakım yükümlülüğünün yalnızca maddi ihtiyaçların karşılanmasıyla sınırlı olmadığına hükmetti. Kararda, manevi desteğin de sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi. Böylece torunun bakım sorumluluğunu yerine getirmediği kanaatine varılarak taşınmazın devrine ilişkin tapu kaydının iptal edilmesine karar verildi. Karar, benzer sözleşmelerle yapılan taşınmaz devirleri açısından yol gösterici nitelik taşıyor. Özellikle aile bireyleri arasında yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmelerinde, yalnızca mal devrinin değil bakım ve ilginin de eksiksiz yerine getirilmesi gerektiği bir kez daha yargı kararıyla ortaya konuldu.

Dede Verilen Sözlerin Yerine Getirilmediğini Öne Sürdü

Dosyadaki bilgilere göre yaşlı dede, eşinin hayatını kaybetmesinin ardından kendisine yaşamı boyunca bakması karşılığında 83 parselde bulunan taşınmazdaki hissesini torununa devretti. Daha sonra torununun günlük bakım ihtiyaçlarını karşılamadığını, hastalandığında kendisini ziyaret etmediğini, bayramlarda dahi yanına gelmediğini ileri sürerek mahkemeye başvurdu.

Dede, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshedilmesini ve torunu adına kayıtlı tapunun iptal edilerek yeniden kendi adına tescil edilmesini talep etti.

Yargıtay Manevi Desteğin De Bakım Borcuna Dahil Olduğunu Belirtti

Yerel mahkeme ve istinaf aşamalarının ardından dosya Yargıtay'a taşındı. Son sözü söyleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, oy birliğiyle verdiği kararda bakım borçlusunun sorumluluğunun yalnızca barınma, beslenme ve sağlık ihtiyaçlarıyla sınırlı olmadığını ifade etti.

Kararda, bakım yükümlülüğünün bakım alacaklısına uygun yaşam koşulları sağlanmasını, hastalık dönemlerinde yanında olunmasını ve manevi açıdan destek verilmesini de kapsadığı belirtildi. Tanık ifadeleri doğrultusunda torunun dedesine beklenen manevi desteği sağlamadığı değerlendirilerek tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmesi gerektiğine hükmedildi.

Bu karar, ölünceye kadar bakma sözleşmelerinde bakım sorumluluğunu yerine getirmeyen kişilerin taşınmaz devrini koruyamayabileceğini ortaya koyan emsal kararlar arasında yer aldı.