Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’na atanan Prof. Dr. Safi Arpaguş, geçmişte Atatürk için okuduğu dua ile kamuoyunun dikkatini çekmişti. İstanbul Müftülüğü görevinden yeni görevine getirilen Arpaguş’un özgeçmişinde, 2023 yılında Dolmabahçe Camii’nde Atatürk ve silah arkadaşları için dua ettiği bilgisi yer alıyor. Bu detay, hem kamuoyunda hem de sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.
Atatürk ve Silah Arkadaşlarına Dua Etmişti
Yeni Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, 10 Kasım 2023’te Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 85. yılı dolayısıyla Dolmabahçe Bezm-i Alem Valide Sultan Camii’nde düzenlenen mevlit programına katılmıştı. Arpaguş, cami cemaatiyle birlikte Atatürk ve silah arkadaşları için dua ederek dikkatleri üzerine çekmişti. Bu uygulama, Ali Erbaş döneminde sıkça eleştirilen “Atatürk isminin hutbelerde geçmemesi” tartışmalarıyla kıyaslandı.
Prof. Dr. Safi Arpaguş Kimdir?
Doğum Yeri: Amasya, Gümüşhacıköy
Doğum Yılı: 1967
Eğitimi: Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (1990 mezunu)
Akademik Kariyer: 1992’de araştırma görevlisi olarak başladığı akademik yaşamında;
1994: Yüksek lisans
2001: Doktora
2008: Doçent
2014: Profesör unvanlarını aldı.
Yöneticilik Görevleri:
2011–2021: Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı
2021–2025: İstanbul İl Müftüsü
Çalışma Alanları: İslam Tasavvufu, Mevlevilik, Mesnevi, Mevlana Celaleddin Rumi
Bazı Eserleri:
Mevlana ve İslam
Mevlevilik’te Manevi Eğitim
Aziz Mahmud Hüdayi – Sohbetler
Ahmed Avni Konuk – Mesnevi-i Şerif Şerhi
Tahirü’l-Mevlevi – Şeyh Celaleddin Efendi Biyografisi
Ali Erbaş Dönemi ve Atatürk Eleştirileri
Prof. Dr. Ali Erbaş, görev süresi boyunca Atatürk’ün isminin hutbelerde yer almaması, Ayasofya hutbesinde “lanet” ifadeleri gibi pek çok tartışmanın odağında yer almıştı. Özellikle 24 Temmuz 2020’deki Ayasofya hutbesinde kullandığı “Vakfedenin şartını çiğneyen lanete uğrar” sözleri, kamuoyunda Atatürk’e lanet okunduğu şeklinde yorumlanmıştı.
Eleştiriler karşısında Erbaş, bu ifadelerin Fatih Sultan Mehmet’in vakfiyesine gönderme olduğunu, kimseye doğrudan hedef göstermediğini belirtmişti. Ancak yine de bazı hutbelerde Atatürk’ün isminin yer almaması sık sık eleştiri konusu olmuştu.
