1966 yılında Ay’a yumuşak iniş yaparak uzay tarihinde yeni bir sayfa açan Luna 9, aradan geçen 60 yıla rağmen iniş yaptığı kesin konum açısından belirsizliğini koruyordu. Sovyetler Birliği tarafından geliştirilen araç, Ay yüzeyinden gönderdiği ilk fotoğraflarla büyük bir başarı elde etmişti. Ancak iniş sırasında sekerek ilerlemesi ve dönemin izleme teknolojilerinin sınırlı kalması nedeniyle tam olarak hangi noktaya yerleştiği netleştirilememişti. Bu sorunun çözümü için University College London bünyesindeki araştırmacılar yapay zekâ destekli bir analiz süreci başlattı. Çalışmada, Ay yüzeyine ait yüksek çözünürlüklü görüntüler detaylı biçimde incelendi ve potansiyel iniş alanları yeniden değerlendirildi.

Luna 9’u Bulmak İçin Geliştirilen Algoritma

Araştırma ekibi, Lunar Reconnaissance Orbiter tarafından çekilen binlerce görüntüyü tarayabilen özel bir makine öğrenmesi algoritması geliştirdi. “YOLO-ETA” adı verilen yazılım, Ay yüzeyindeki insan yapımı nesneleri tespit etmeye odaklanacak şekilde tasarlandı. Metal parçaların bazalt zemin üzerinde oluşturduğu gölgeler ve roket iticilerinin yüzeyde bıraktığı izler algoritma tarafından analiz edildi.

1966’daki inişte Luna 9, küresel kapsül yapısı, şişirilebilir darbe emicileri ve frenleme motoru sayesinde Oceanus Procellarum bölgesinde zıplayarak ilerlemişti. Araç, dört taç yaprağını andıran panelleri üzerine yerleşerek üç gün boyunca görüntü iletmişti.

25 Kilometrekarelik Alan Tarandı

YOLO-ETA, daha önce bilinen iniş noktalarını başarıyla tespit ettikten sonra, Sovyet iniş bölgesine ait yaklaşık 25 kilometrekarelik alanı taradı. Model, 7.03° Kuzey ve –64.33° Doğu koordinatları yakınında yapay nesne izlerine dair yüksek olasılıklı bulgular ortaya koydu. Ayrıca aday bölgenin ufuk geometrisinin, Luna 9’un gönderdiği panoramik görüntülerle uyumlu olabileceği değerlendirildi.

Luna 9’un konumunun kesinleşmesi için daha yüksek çözünürlüklü yörünge görüntülerine ihtiyaç duyuluyor. 2019’dan bu yana Ay yörüngesinde görev yapan Chandrayaan-2, bu doğrulama sürecinde kritik rol üstlenecek. Mart 2026’da tartışmalı koordinatlar üzerinde alçak irtifa geçişleri planlanıyor. Gelişmiş kameralar sayesinde yapay toprak bozulmalarının net biçimde görüntülenmesi hedefleniyor. Eğer kapsülün dört taç yaprağı şeklindeki anten yapısı görüntülenebilirse, 60 yıllık konum belirsizliği resmen netlik kazanacak.