Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bir parfüm fabrikasında meydana gelen ve 7 kişinin yaşamını yitirdiği yangına ilişkin yürütülen soruşturmada hazırlanan iddianame, olayın ardından yaşananlara dair dikkat çekici detaylar içeriyor. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 91 sayfalık iddianamede, yangının ardından şüphelilerin yurt dışına çıkarılmasına yönelik planların yapıldığına dair ifadelere yer verildi. İddianameye göre, bazı şüpheliler olaydan sonra saklanacak adresler ayarladı ve hukuki sürecin nasıl yönlendirileceği üzerine görüşmeler yaptı.
8 Kasım’da Dilovası Mimar Sinan Mahallesi’nde bulunan Ravive Kozmetik isimli iş yerinde meydana gelen patlama sonrası çıkan yangında 7 kişi yaşamını yitirmişti. Olay sonrası yürütülen soruşturma kapsamında şirket yöneticileri ve bağlantılı kişiler hakkında ağır suçlamalar yöneltildi. Soruşturma sürecinde şirket sahibi Kurtuluş Oransal’ın cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği de kayıtlara geçti.
İddianamede Yer Alan Kaçış Görüşmeleri Dikkat Çekti
İddianamede yer verilen ifadelerde, şüpheli Ali Osman A.’nın firma sahiplerinin yurt dışına çıkarılmasına yönelik konuşmalar yaptığı öne sürüldü. Şüphelinin, olay sonrası görüştüğü kişilere, maddi imkânlarının olduğunu ve hukuki sürecin farklı yollarla yönetileceğini söylediği iddia edildi. Bu görüşmelerde, suçu üstlenecek bir planlama yapıldığına dair ifadeler de dosyada yer aldı.
Ayrıca bazı şüphelilerin olaydan kısa süre sonra farklı şehirlerde evler ayarladığı, televizyon haberlerinden gelişmeleri takip ettiği ve birbirleriyle sürekli irtibat halinde oldukları belirtildi. Bu süreçte bazı dijital materyallerin de el değiştirdiği iddianamede aktarıldı.
Yangından sağ kurtulan işçilerin ve tanıkların ifadeleri de iddianamede geniş yer buldu. Çalışanlar, iş yerinde koruyucu ekipman verilmediğini, resmi eğitim almadıklarını ve sigortasız çalıştırıldıklarını beyan etti. Denetim dönemlerinde sigortası olmayan işçilerin iş yerine alınmadığı yönündeki ifadeler de dosyada yer aldı.
Hayatını kaybedenlerin yakınları ise cenazelerin ancak DNA eşleşmesiyle teşhis edilebildiğini belirtti. Aileler, çocuklarının iş tanımı dışında alanlarda çalıştırıldığını sonradan öğrendiklerini aktardı. Dosyada ayrıca fabrikanın uzun süredir iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almadığına ilişkin beyanlar da bulunuyor.
