Türkiye siyasetinde “Terörsüz Türkiye” süreci Meclis aşamasına gelirken, sürecin en önemli siyasi aktörlerinden biri olan DEM Parti ile Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi arasında dikkat çeken bir polemik yaşandı. Selvi, bugünkü köşe yazısında DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nı süreci “sabote etmekle” suçladı. İddialar DEM Parti tarafından sert bir dille reddedildi.

Selvi yazısında, Hatimoğulları'nın açıklamalarının sürece zarar verdiğini savunarak, özellikle Öcalan’ın özgürlüğü konusundaki sözlerin süreç karşıtları tarafından kullanılmak üzere malzeme haline getirildiğini öne sürdü. “Tülay Hatimoğulları’nın açıklamalarıyla süreç geriliyor, yumuşayan iklim bozuluyor. Bu üslup, PKK’nın silah bırakma süreciyle bağdaşmıyor” diyen Selvi, Hatimoğulları'nın sürece karşı olduğu yönünde siyasi kulislerde iddialar dolaştığını aktardı.

Selvi ayrıca, Öcalan’ın "özgürlüğünü bireysel mesele olarak görmediğini" söylediği bir dönemde, Hatimoğulları’nın "örgüt Öcalan’ın özgürlüğünü istiyor" şeklindeki açıklamasının süreç açısından olumsuz etkiler doğurduğunu savundu. “Bu söylem kime hizmet ediyor?” diye soran Selvi, kamuoyunda bu söylemlerin “iktidarın Öcalan’ı serbest bırakacağı” propagandasına malzeme yapıldığını ifade etti.

Selvi’nin bu çıkışı üzerine DEM Parti’den yanıt gecikmedi. Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları’nın hedef gösterilmesinin tesadüf olmadığını belirtti. "Partimiz içerisinde karşıtlıklar yaratarak sonuç almaya çalışanlar boşa kürek çekiyor" ifadelerini kullanan Doğan, Hatimoğulları’nın açıklamalarının çarpıtıldığını savundu.

“Biz bu sürecin sadece ‘destekçisi’ değil, öznelerinden biriyiz” diyen Doğan, DEM Parti’nin tüm organlarıyla birlikte barış, müzakere ve demokratik çözüm çizgisinde hareket ettiğini vurguladı. Doğan ayrıca, partinin temsil ettiği siyasal geleneğin sabote edilmesine izin vermeyeceklerini ve süreci bulandırmaya dönük söylemler karşısında sessiz kalmayacaklarını ifade etti.

Yaşanan bu polemik, “Terörsüz Türkiye” sürecinin ne denli hassas dengeler üzerinde yürütüldüğünü ve aktörlerin söylemlerinin süreç üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı. Taraflar arasındaki gerilimin önümüzdeki günlerde siyasi tartışmalara nasıl yansıyacağı merak konusu.