Almanya hükümetinin, Orta Doğu’daki çatışmalar sürerken İsrail’e yeni silah ihracatı için onay verdiğine dair bilgiler kamuoyunda yeni tartışma başlattı. Federal Meclis’e yöneltilen soru önergesine verilen yanıta göre, 28 Şubat ile 27 Mart 2026 tarihleri arasında İsrail’e 6,6 milyon euro tutarında silah ihracatına izin verildiği aktarıldı. Bu bilgi, Almanya’nın bölgede sık sık müzakere ve diplomasi çağrısı yaptığı bir dönemde ortaya çıkınca siyasi eleştirileri de beraberinde getirdi. Sol Parti Milletvekili Ulrich Thoden, hükümetin barış dili kullanırken aynı süreçte silah ihracatına onay vermesini sert sözlerle eleştirdi. Kamuoyuna yansıyan değerlendirmelerde, Berlin yönetiminin dış politikada verdiği mesaj ile fiili uygulamaları arasındaki farkın yeniden sorgulanmaya başlandığı görüldü. Aynı dönemde Almanya’nın İsrail’e verdiği toplam ihracat izinleriyle ilgili başka rakamlar da gündeme gelirken, son açıklanan 6,6 milyon euroluk bölüm yeni siyasi tartışmanın merkezine yerleşti.
6,6 Milyon Euroluk İzin Meclis Soru Önergesiyle Ortaya Çıktı
Haberlere göre söz konusu veri, Sol Parti Milletvekili Ulrich Thoden’in Federal Meclis’e sunduğu soru önergesine verilen resmi yanıtla gündeme geldi. Yanıtta, İran savaşının başladığı belirtilen 28 Şubat ile 27 Mart 2026 tarihleri arasında İsrail’e 6,6 milyon euro değerinde silah ihracatına onay verildiği bilgisi yer aldı. Thoden, bu tabloyu hükümetin çatışmaları yatıştırmak yerine askeri ticareti sürdürmesi olarak değerlendirdi ve İsrail’e silah ihracatının tamamen durdurulmasını istedi. Açıklamasında, askeri sanayi çıkarlarının barışa değil daha büyük yıkımlara hizmet ettiğini savundu.
İhracat Kısıtlamalarının Ardından Yeni Onaylar Dikkat Çekti
Almanya’nın İsrail’e yönelik silah ihracatı son dönemde daha önce de tartışma konusu olmuştu. Geçmiş haberlerde Berlin yönetiminin bir süre kısıtlama uyguladığı, ardından bu sınırlamaların kaldırıldığı ve sonraki aylarda daha yüksek tutarlı yeni onaylar verdiği aktarılmıştı. Bugün gündeme gelen 6,6 milyon euroluk izin de bu daha geniş tablonun yeni halkası olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle tartışma yalnızca tek bir izin kararıyla sınırlı kalmadı; Almanya’nın İsrail’e dönük genel savunma ihracatı politikası da yeniden gündeme taşındı.
