CHP'nin 22. Olağanüstü Kurultayı Ankara’da başladı. Sabah saat 10.00 itibariyle Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen kurultayda, partinin genel başkanlık koltuğu için sadece Özgür Özel aday olarak yer aldı. Bin 127 delegenin oy kullanacağı kurultayda, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu için ise salonda herhangi bir koltuk ayrılmaması dikkat çekti.

Tüzük gereği, kurultayda önce güven oylaması yapılacak. Ardından, 60 kişilik Parti Meclisi (PM) ve 15 kişilik Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyelerinin belirleneceği seçimlere geçilecek. Oy verme işlemi blok liste yöntemiyle gerçekleşecek. Kurultaya izleyici alınmazken, basın mensupları için özel çalışma alanları oluşturuldu.

Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin Kurultaya Katılmadı

CHP'nin 22. Olağanüstü Kurultayı’na eski genel başkanlardan Kemal Kılıçdaroğlu ve İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum olarak atanan Gürsel Tekin katılmadı. Kılıçdaroğlu’nun ismine salonda yer verilmemesi, kurultay salonunda gözle görülür şekilde hissedildi.

Kurultayda Divan Başkanlığı görevini CHP Grup Başkanvekili Murat Emir üstlendi. Toplantının ilk bölümünde, tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun mesajı okundu. İmamoğlu mesajında, "Biz bu ülkenin umuduyuz, cumhuriyetiz. Cumhuriyet Halk Partisi’yiz" sözleriyle salondan büyük alkış aldı.

Özgür Özel: “Bu Parti Halkın Umududur”

Genel Başkan Özgür Özel, kurultay konuşmasında hem parti tarihine hem de mevcut siyasal sürece dair önemli mesajlar verdi. “Demokrasi sınavı kazanıldığında değil, kaybedildiğinde verilir” diyen Özel, iktidarın bu sınavı geçemediğini belirtti. Ayrıca belediye başkanlarına hitaben, “Cebinizdeki anahtar Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisinin anahtarıdır, kıymetini bilin” ifadelerini kullandı.

CHP'nin 22. Olağanüstü Kurultayı sürecinde herhangi bir rakip adayın çıkmaması, Özgür Özel’in parti içindeki konumunu daha da pekiştirdi. Parti içi dengelerin korunacağı ve mevcut yönetimin büyük ölçüde devam edeceği öngörülüyor. Özel’in kurultay sonrası süreçte, yerel seçim başarısını genel siyasete taşıma hedefi dikkat çekiyor.