Cumhuriyet Halk Partisi’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirdiği 38. Olağan Kurultay’ın iptaline yönelik açılan davada yeni bir aşamaya geçildi. Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle verdiği “karar verilmesine yer olmadığına” yönelik hükmünün ardından, davacıların avukatı kararı İstinaf Mahkemesi’ne taşıdı.
İlgili başvuru dilekçesi, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla İstinaf Mahkemesi’ne gönderildi. Süreç, kurultay sürecine ilişkin itirazların bir üst yargı merciinde yeniden ele alınmasını sağlayacak.
Gerekçeli Kararda “Hukuki Yarar Yok” Vurgusu
Mahkemenin 22 sayfalık gerekçeli kararında, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ve ona bağlı İstanbul İl Kongresi ile 21. Olağanüstü Kurultayı'nın ardından yapılan yeni seçimlerin, ilçe seçim kurulları tarafından tasdik edildiği belirtildi. Bu kapsamda, iptali talep edilen süreçlerle ilgili "hukuki yarar" kalmadığı değerlendirmesi yapıldı.
Mahkeme, "davalı siyasi partinin ilgili kongre ve kurultaylarında, parti organlarının seçimlerinin tekrarlandığını ve sonuçlarının resmiyet kazandığını" ifade ederek, iptal davasında esasa girilmesine gerek olmadığına hükmetti.
Gerekçeli kararda, davacılar arasında yer alan bazı isimlerin dava açma ehliyetinin bulunmadığı da kaydedildi. Bu isimler arasında yer alan Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın, 11 Aralık 2024 tarihinde CHP Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla partiden ihraç edildiği, bir diğer davacı Yılmaz Özkanat’ın ise 14 Mayıs 2025 tarihinde kesin ihraç kararıyla partiden çıkarıldığı belirtildi. Mahkeme bu gerekçeyle, her iki ismin de davaya taraf olamayacağına hükmetti.
Dava dilekçesinde öne çıkan iddialardan biri de kurultay delegelerine yönelik menfaat teklif edilerek iradelerinin etkilendiği yönündeydi. Ancak gerekçeli kararda, savcılık tarafından yürütülen soruşturma dosyaları ve tanık ifadeleri değerlendirildiğinde, delegelerin bizzat menfaat talep ettiğine dair beyanlar bulunduğu ifade edildi.
Mahkeme, “oy karşılığında çeşitli taleplerde bulunan delegenin iradesinin fesada uğradığından söz edilemeyeceği” değerlendirmesini yaparak, bu iddianın yasal zeminde karşılık bulmadığını kaydetti.
Ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu iddialar doğrultusunda açılan ceza davasında da, delegelerin iradelerine yönelik açık bir fesat kanaatine varılamadığı belirtildi.
Mahkemenin bu kararının ardından, davacı taraf süreci İstinaf Mahkemesi’ne taşıdı. Yeni aşamada dosya, bölge adliye mahkemesi tarafından yeniden değerlendirilecek. İtirazın kabul edilmesi halinde, kurultay sürecine ilişkin yargı süreci farklı bir boyut kazanabilir.
