İç Anadolu Bölgesi’nde tarla ekimleri bu yıl da kuraklık nedeniyle gecikti. Yağışların yetersiz olması, özellikle buğday ve arpa gibi hububat ürünlerinde hem ekim sürecini hem de tohumun toprakla buluşmasını olumsuz etkiliyor. Sonbaharda toprakla buluşması gereken ürünler hâlâ ekilmedi ya da ekilen tarlalarda çimlenme için gerekli nem sağlanamadı. Uzmanlar ve çiftçiler, önümüzdeki 1 aylık süreçte beklenen yağışların gerçekleşmemesi durumunda ciddi verim kayıpları yaşanabileceğini belirtiyor.
İç Anadolu’da Toprak Ekim İçin Hazır Ama Yağış Yok
İç Anadolu, Türkiye’deki toplam buğday üretiminin üçte birini karşılıyor. Ancak Konya, Yozgat, Kırşehir gibi üretim merkezlerinde yağışsız geçen sonbahar, hem tohum hem gübre için riske yol açıyor. Özellikle Konya’da ekilişlerin henüz yarısı tamamlanabilmiş durumda. Çiftçiler, yağış olmaması halinde tohumun çimlenmeden çürümesinden ve gübrenin işe yaramadan toprağa karışmasından endişeli.
Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, ekimlerin büyük ölçüde tamamlandığını ancak yağış olmaması halinde verimin ciddi şekilde etkileneceğini belirterek, "Tohum çıkmazsa çürür, gübre ziyan olur" dedi. Kırşehir’de de benzer tablo var. Yüzde 70 oranında ekim yapılmasına rağmen çiftçi hâlâ ilk yağmuru bekliyor.
Kuraklık, Ürün Tercihini Değiştiriyor
Selçuk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Süleyman Soylu’ya göre, kuraklık yalnızca ekim tarihini değil, ürün tercihlerini de değiştiriyor. Su sıkıntısı nedeniyle pamuk ve mısır gibi suya bağımlı ürünlerin yerine buğday ve arpa gibi daha az su isteyen ürünler tercih ediliyor. Aynı zamanda destekleme modelinde de su tüketimi göz önünde bulunduruluyor. Bu yüzden çiftçi, bir yıl suyu fazla tüketen ürün ektiyse ertesi yıl daha az su isteyen bitkilere yönelmek zorunda kalıyor.
Bölgedeki kıraç alanlarda yağışsızlık nedeniyle tohumlar toprağa hâlâ serilemedi. Sulak arazilerde ise çiftçi, sulama yerine doğal yağışla ekim yapmayı bekliyor. Bu nedenle üretim sezonu risk altında.
