Diyarbakır'da son günlerde yaşanan iki ayrı kadın cinayeti, benzer yöntemlerle ve benzer öykülerle gerçekleşti. 15 Temmuz’da, 22 yaşındaki İlayda Alkaş, bir dönem birlikte yaşadığı ancak ayrıldıktan sonra tehdit edildiği Cemal Alpaslan tarafından tabancayla vurularak hayatını kaybetti. Şiddet gördüğü için ayrıldığı belirtilen Alkaş, olay yerinde yaşamını yitirdi. Fail Cemal Alpaslan olaydan sonra kaçarken, henüz yakalanamadı.

İlayda Alkaş cinayetinden yalnızca 9 gün sonra bu kez 19 yaşındaki Helin Eren, eski eşi Siyabend Şeker tarafından Sur ilçesi Çiftkapı mevkisinde sokak ortasında hedef alındı. Kuzeniyle yürüyen Eren, Şeker’in silahlı saldırısına uğradı. Vücuduna 9 kurşun isabet eden genç kadın, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırgan, olay sonrası kısa sürede gözaltına alındı.

Helin Eren’in, 7 ay önce kaçarak Siyabend Şeker’le evlendiği, evliliğin ilk gününden itibaren şiddete maruz kaldığı, yaklaşık 25 gün önce baba evine geri döndüğü öğrenildi. 3 aylık hamile olduğu belirlenen Eren'in cenazesi, Çiftehavuzlar Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Soruşturma sürecinde dikkat çeken bir ayrıntı daha ortaya çıktı. İlayda Alkaş ve Helin Eren’in katilleri olan Cemal Alpaslan ve Siyabend Şeker’in birbirlerini tanıdığı, yakın arkadaş oldukları tespit edildi. Zanlıların sosyal medyada birbirlerini takip ettiği, birlikte silahlı paylaşımlar yaptığı ve Şeker’in Alpaslan’a “ağabey” şeklinde hitap ettiği belirlendi.

Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, Helin Eren’in, İlayda Alkaş cinayeti sonrası eşinin polis tarafından gözaltına alındığını annesine söylediği bilgisine ulaşıldı. Bu bilgi, iki cinayet arasındaki bağlantının daha önce fark edildiğine işaret eden detaylar arasında yer aldı.
