Almanya’da yaşayan Zonguldaklı dört kardeşin yaptırdığı DNA testi, uzun yıllardır konuşulan ancak kimsenin dile getirmediği aile sırrını gün yüzüne çıkardı. Nazire ve Celalettin G. çiftinin çocukları olan Selahattin, Nejla, Leyla ve Döndü, annelerinin üç yıl önce vefatının ardından aralarında dolaşan söylentilerin etkisiyle DNA testi yaptırmaya karar verdi. Yapılan testler sonucunda Leyla ve Döndü’nün biyolojik babalarının, resmî kayıtlarda baba olarak geçen Celalettin G. olmadığı belirlendi. Bu gelişme üzerine kardeşler, geçmişle yüzleşmek ve gerçeği öğrenmek amacıyla yasal süreci başlattı.

Ailenin yaşadığı bu çarpıcı gelişmenin ardından kardeşler, köylerindeki bazı akrabalarla görüştü. Görüşmelerde, yıllar önce yaşandığı iddia edilen bir olay yeniden gündeme geldi. İddialara göre, Leyla ve Döndü’nün biyolojik babası, 13 yıl önce vefat eden dedeleri Selahattin G. olabilir. Bu iddia doğrultusunda kardeşler, soybağının kesin olarak belirlenebilmesi için mahkemeye başvurarak dedelerinin mezarının açılmasını ve DNA testi yapılmasını talep etti.

Aile İçindeki Şiddet ve İhmaller Gündemde

Kardeşlerden Döndü G., çocukluk yıllarında yaşadığı zorlukları ve gördüğü muameleyi anlattı. “Bize hiçbir zaman ‘kızım’ demedi. Sürekli şiddet uyguladı,” diyerek büyüdükleri evde sevgiye dair bir iz olmadığını ifade etti. Annesinin bir dönem kadın sığınma evinde kaldığını, daha sonra ise baskılar sonucu eve dönmek zorunda kaldığını söyledi. Bu açıklamalar, olayın sadece biyolojik bağlarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda geçmişte yaşanan travmalarla da ilişkili olduğunu ortaya koydu.

Kardeşler, annelerinin mezarının Torlaklar Köyü Mezarlığı’nda, cinsel saldırıyla suçladıkları kayınpederlerinin hemen yanında bulunmasına da itiraz etti. Annesinin mezarının başka bir yere taşınması için resmi başvuruda bulundular. Leyla ve Döndü, “Annemiz yaşarken huzur bulamadı, en azından şimdi huzurla uyusun istiyoruz,” ifadelerini kullandı. Diğer yandan, Celalettin G.’nin Almanya’daki sabıka kayıtlarının da dava dosyasına girdiği, aile içi şiddet nedeniyle aldığı çeşitli ceza ve yaptırımların Alman makamlarınca belgelendiği bildirildi.

Açılan dava kapsamında mahkeme süreci devam ederken, kardeşler yalnızca geçmişin aydınlatılmasını değil, gerçek soybağlarının da resmi olarak belirlenmesini talep ediyor.