Doç. Dr. Dilek Dündar Erbahar, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Malzeme Enstitüsü Sensör Teknolojileri Proje Grubu'nda başuzman araştırmacı olarak görev yapmaktaydı. Bilim dünyasında önemli bir yere sahip olan Erbahar, çalışmalarıyla UNESCO'nun "Bilim Kadınları İçin" Programı kapsamında ödül kazanmıştır. Kendisi, uzun yıllar boyunca TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'nde önemli görevler üstlenmiş ve çalışmalarıyla bilim dünyasına değerli katkılarda bulunmuştur.

Ancak, 30 Ekim 2021 tarihinde yaşanan trajik olayla birlikte Erbahar'ın hayatı sona ermiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, bilim insanı Erbahar'ın siyanür zehirlenmesi sonucu yaşamını yitirdiği belirlenmiştir. Savcılık tarafından yapılan değerlendirme ise Erbahar'ın intihar ettiği sonucuna varmış ve takipsizlik kararı verilmiştir.

Erbahar'ın ölümü, bilim dünyasında büyük bir üzüntüye sebep olmuş ve geniş çapta tartışılmıştır. Bu trajik olay, bilim camiasında önemli bir boşluğun oluşmasına sebep olmuş ve Erbahar'ın bilimsel katkılarının yanı sıra kişisel trajedisine odaklanmayı gerektirmiştir. Ancak, yaşananların detayları ve ardında yatan nedenler hala netlik kazanmamıştır. Bu nedenle, olayın daha derinlemesine incelenmesi ve benzer vakaların önlenmesi için gerekli adımların atılması önem arz etmektedir.

Doç. Dr. Dilek Dündar Erbahar Öldü mü? Neden Öldü? Kimdir

TÜBİTAK'ta görevli olan Dilek Dündar Erbahar'ın ölümüyle ilgili verilen takipsizlik kararı, birçok soru işaretini gündeme getirmiştir. UNESCO ödüllü Doç. Dr. Dilek Dündar Erbahar'ın ölümü, başuzman olarak çalıştığı TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'nde yaşanan trajik bir olay olarak bilim dünyasını derinden sarsmıştır. İddialara göre, boşanma sürecinde olduğu belirtilen eşine "Seni çok seviyorum" notu bırakarak yaşamına son verdiği öne sürülmüştür.

Erbahar'ın ölümündeki gizem, otopsi raporunun açıklanması ve soruşturmanın tamamlanmasıyla biraz daha aydınlanmış gibi görünse de, hala netlik kazanmamıştır. Eşinin ifadesine göre, olay günü Dilek Dündar Erbahar'a ulaşamamış ve daha sonra ölüm haberini aldığını belirtmiştir. Ayrıca, TÜBİTAK'ta çalışması dolayısıyla zehirli maddelere erişiminin mümkün olduğu vurgulanmıştır.

Soruşturma sonucunda bilgisayarında şüpheli bir durum olmadığı ve evinde siyanür bulunduğu ortaya çıkmıştır. Savcılığın takipsizlik kararı vermesinde, Erbahar'ın boşanma sürecinde olması, evinde siyanür bulunması ve TÜBİTAK'ta çalışıyor olmasının bir arada değerlendirilmesi sonucunda, ölümünde başka bir kişiye atfedilebilecek kusurun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Böylece, Erbahar'ın intihar ettiği yönünde bir değerlendirme yapılmıştır.