Doğada geçirilen zamanın yalnızca günlük hayatın yoğunluğundan uzaklaşmayı sağlamadığı, beden ve zihin üzerinde çeşitli etkiler oluşturabileceği araştırmalarla inceleniyor. Yeşil alanlarda yürümek, ağaçların arasında zaman geçirmek veya doğal manzaraları görmek; stres, dikkat, hafıza ve kan basıncı gibi farklı alanlarda yapılan çalışmaların konusu haline geldi. Aktarılan araştırmalardan dikkat çekeni, doğada 50 dakika yürüyen kişiler ile şehir ortamında yürüyen kişiler arasındaki hafıza performansını karşılaştırdı. Çalışmada doğal ortamda yürüyüş yapan grubun hafızasında daha fazla iyileşme görüldüğü belirtildi. Doğayla temasın sağlık üzerindeki etkileri yalnızca yürüyüş araştırmalarıyla sınırlı kalmıyor. 1980’li yıllarda safra kesesi ameliyatı geçiren hastalar üzerinde yapılan çalışmada, hastane penceresinden ağaç gören kişilerin duvar manzarasına bakan hastalara göre ortalama 1 gün daha erken taburcu edilebildikleri aktarıldı. Duvar gören hastaların iyileşme döneminde daha güçlü ağrı kesicilere ihtiyaç duyduğu ve sağlık çalışanlarının söz konusu hastalar hakkında daha fazla olumsuz duygu durumu kaydı tuttuğu da araştırmanın bulguları arasında yer aldı.
Doğal ortamların sağlık üzerindeki etkisinden yararlanmayı amaçlayan uygulamalar günümüzde bazı sağlık merkezlerinde de görülüyor. Kanser hastalarına destek sağlayan Maggie's adlı kuruluşun İngiltere’nin yanı sıra Hong Kong ve Japonya gibi bölgelerde merkezleri bulunuyor.
Klinik psikolog Dr. Robin Muir’in aktardığına göre söz konusu merkezlerin bazıları geniş bahçelerle çevrili şekilde tasarlanıyor. Yerden tavana uzanan pencereler sayesinde dışarıdaki doğal alanların iç mekandan görülebilmesi amaçlanıyor. Muir, yeşil alanlarla kurulan temasın ziyaretçilerin sakinleşmesine ve dış dünyayla bağlantı kurmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor.
Doğada Yürüyüş Hafıza Ve Dikkati Nasıl Etkiliyor?
Washington Üniversitesi’nden Gregory Bratman, doğanın insan üzerindeki etkisini açıklamak için iki temel teoriden söz ediyor. Stres azaltma hipotezine göre doğal ortamlar, vücudun stres seviyesini düşürmeye yardımcı olabilecek fizyolojik değişiklikleri harekete geçirebiliyor. Kalp atış hızındaki düşüş gibi değişimler dinlenme ve sindirim sistemiyle ilişkilendiriliyor.
Diğer yaklaşım ise dikkat restorasyonu teorisi olarak adlandırılıyor. Söz konusu teoriye göre şehir hayatındaki trafik, yoğun ses ve çevresel uyaranlar insanın dikkat kapasitesini sürekli kullanmasına neden oluyor. Doğal alanlarda çevresel uyaranların yapısının değişmesi ise dikkatin toparlanmasına yardımcı olabiliyor.
Bratman’ın aktarılan araştırmasında 50 dakika boyunca doğal ortamda yürüyen kişilerin hafıza performansında, şehir içerisinde aynı süre yürüyenlere kıyasla daha fazla iyileşme görüldü. Bulgular, doğada geçirilen sürenin zihinsel performans üzerindeki olası etkilerinin araştırılmasına katkı sağlıyor.
Doğa Görüntülerinin Etkisi De Araştırıldı
Doğayla temas üzerine yapılan çalışmalar yalnızca açık havada geçirilen zamanı kapsamıyor. ABD’nin Oregon eyaletindeki Snake River Cezaevi’nde gerçekleştirilen araştırmada mahkumlara haftada 3 ila 4 kez doğa videoları izletildi.
Aktarılan araştırma sonuçlarına göre doğa videoları izleyen mahkumların şiddet içeren olaylara karışma oranında yüzde 26 düşüş kaydedildi. Araştırmacılar söz konusu değişimin yıllık yaklaşık 13 şiddet olayına karşılık geldiğini hesapladı.
Araştırmalar doğada geçirilen zamanın stres, dikkat ve hafıza üzerindeki olası etkilerini incelemeye devam ediyor. Mevcut bulgular yeşil alanlarla temasın insan sağlığı açısından çeşitli faydalar sağlayabileceğine işaret ederken, araştırmalardaki sonuçların kullanılan yöntemlere ve katılımcı gruplarına göre değişebileceği de göz önünde tutuluyor.
