Edirne’de satın aldığı arsada tarihi kalıntılarla karşılaşan bir vatandaşın yaşadığı mağduriyet gündeme oturdu. Remzi Pajo’nun 5 yıl önce aldığı arsada, 15’inci yüzyıla ait Mahmut Ağa Camisi’nin temelleri ortaya çıktı. Yapılan kazılar sonrası arsanın tarihi sit alanı kapsamına girme ihtimali doğarken, Pajo arsasında hiçbir işlem yapamadığını belirterek yetkililerden çözüm talep etti. Uzmanlar ise bu tür durumların özellikle Osmanlı döneminden kalma mahallelerde sıkça yaşandığını ifade ediyor. Yaşanan gelişme, hem tarihi mirasın korunması hem de mülk sahiplerinin hakları açısından dikkat çeken bir örnek olarak değerlendiriliyor.

Tarihi Kalıntılar Arsada Ortaya Çıktı

Remzi Pajo, Sarıcapaşa Mahallesi’nde bulunan arsayı yaklaşık 160 bin lira karşılığında satın aldıktan sonra değerlendirmek istedi. Ancak bölgede daha önce Mahmut Ağa Camisi’nin bulunduğuna dair iddialar üzerine Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu devreye girdi.

Kurulun talimatıyla Edirne Müze Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan kazı çalışmalarında, camiye ait olduğu değerlendirilen temel kalıntılarına rastlandı. Pajo, kazı sonrası temellerin arsanın içine kadar uzandığının ortaya çıktığını belirterek, bölgede ayrıca bir hazire ya da mezarlık alanı olabileceğine dair söylentilerin de bulunduğunu ifade etti.

Uzmanlardan Koruma Ve Kamulaştırma Vurgusu

Emekli sanat tarihçisi Prof. Dr. Engin Beksaç, Edirne’de benzer durumların oldukça yaygın olduğunu belirterek, geçmişte birçok Osmanlı yapısının satılarak özel mülkiyete geçtiğini söyledi. Bu durumun günümüzde çeşitli hukuki ve mülkiyet sorunlarına yol açtığını ifade eden Beksaç, söz konusu olayın da bu sürecin bir parçası olduğunu dile getirdi.

Beksaç, özellikle eski Osmanlı mahallelerinde bu tür kalıntıların ortaya çıkmasının doğal olduğunu vurgulayarak, çözümün kamulaştırma olduğunu söyledi. Mülk sahibinin mağduriyetinin giderilmesi için taşınmazın devlet tarafından devralınması ve alanın koruma altına alınması gerektiğini belirten Beksaç, başka bir çözüm yolunun bulunmadığını ifade etti.

Yaşanan bu gelişme, tarihi mirasın korunması ile bireysel mülkiyet hakları arasındaki dengeyi yeniden gündeme getirirken, yetkililerin nasıl bir adım atacağı merak konusu oldu.