Küresel danışmanlık şirketi EY tarafından yayımlanan son rapora göre, içten yanmalı motorlara sahip benzinli araçlara olan ilgi dünya genelinde yeniden artış göstermeye başladı. Elektrikli araçlara geçiş sürecinin beklenenden yavaş ilerlemesi, bazı ülkelerdeki politika değişiklikleri ve altyapıya dair yaşanan belirsizlikler bu eğilimin temel sebepleri arasında yer alıyor. Özellikle ABD ve Avrupa’da gündeme gelen düzenlemeler, içten yanmalı motorlara olan yönelimi destekler nitelikte.

Rapora göre, ABD’de benzinli araç satışlarını kolaylaştırmak amacıyla daha önce sıkılaştırılan emisyon ve yakıt verimliliği standartlarında esnemeye gidilmesi gündemde. Avrupa Birliği’nin de 2035 yılına kadar planladığı içten yanmalı motor yasağını gevşetebileceği yönündeki iddialar, bu dönüşümün sadece tüketici tarafında değil, politika düzeyinde de yeniden şekillenmekte olduğunu gösteriyor.

Elektrikli Araç Tercihleri Geri Plana İtiliyor

EY'nin araştırmasına göre, gelecek iki yıl içinde araç almayı planlayan kullanıcıların yarısı tercihini benzinli modellerden yana kullanmayı düşünüyor. Bu oran, geçtiğimiz yıla göre 13 puanlık bir artışı temsil ediyor. Elektrikli araç tercih etmek isteyenlerin oranı yüzde 14’e, hibrit modellere yönelenlerin oranı ise yüzde 16’ya düşmüş durumda.

Ayrıca, elektrikli araç satın almayı düşünen tüketicilerin yüzde 36’sı, ülkeler arası karşılıklı tarifeler ve politik belirsizlikler sebebiyle kararını ertelemeyi planlıyor. Çin pazarında ise elektrikli araçlara yönelik ilgi devam ediyor. Ancak EY'nin analizine göre, Çinli tüketiciler için bir aracın elektrikli olup olmamasından çok, sunduğu dijital özellikler ön planda yer alıyor.

Otomotiv Sektöründe Dönüşüm Hız Kesmiyor

Elektrikli araçların yükselişi devam etse de, dünya genelinde araç kullanıcılarının önemli bir kısmı içten yanmalı motorlara sahip araçlara yöneliyor. Bu eğilimin önümüzdeki dönemde üretici firmalar ve devlet politikaları üzerindeki etkilerinin daha net biçimde hissedilmesi bekleniyor. Özellikle altyapı yatırımları, şarj istasyonu yaygınlığı ve fiyat politikaları gibi unsurlar, tüketicilerin kararlarında belirleyici rol oynamaya devam ediyor.