Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’nin başkenti Şam’a gerçekleştirdiği yeni ziyaret kapsamında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edildi. Fidan’ın ayrıca Suriyeli mevkidaşı Esad Hasan eş-Şeybani ile de bir araya geleceği bildirildi. Görüşmelerin merkezinde, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin mevcut durumu, sınır hattındaki güvenlik sorunları ve bölgesel iş birliği adımları yer aldı.
Fidan’ın ziyareti, 22 Aralık 2024’te yine Şam’da gerçekleştirdiği temasların ardından gelen ikinci üst düzey görüşme olma niteliğini taşıyor. Bu temasları, 13 Mart 2025’te Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın da yer aldığı heyetin Suriye’ye gerçekleştirdiği ziyaret takip etmişti. Aynı süreçte Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Dışişleri Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani’nin Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretlerle karşılıklı diplomatik diyalog devam ettirilmişti.
Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, özellikle Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusundan kaynaklanan güvenlik tehditlerine ilişkin endişeleri gündeme getirildi. DEAŞ ve PKK/YPG başta olmak üzere terör örgütlerine karşı ortak mücadele stratejilerinin geliştirilmesi üzerinde duruldu. Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne verdiği önemin altı çizilirken, sınır güvenliğinin sağlanması için gerekli askeri ve diplomatik mekanizmaların işletilmesi gerektiği ifade edildi.
Görüşmelerde ayrıca İsrail’in bölgedeki güvenlik dengelerini etkileyen faaliyetlerinin değerlendirilmesi öngörüldü. Bu kapsamda hem Suriye’nin hem de bölge ülkelerinin istikrarını zedeleyen söylem ve eylemlere karşı bölgesel iş birliğinin artırılması gerekliliği dile getirildi.
Fidan’ın Şam temasları sırasında ele alınan bir diğer önemli başlık ise Suriye’nin yeniden inşa süreci oldu. Türkiye’nin, Suriye’de istikrarın sağlanmasına katkı amacıyla ekonomik, teknik ve insani alanlarda destek vermeye hazır olduğu belirtildi. Bu çerçevede sürdürülecek koordinasyonun, ülkenin kalkınma hedefleriyle uyumlu şekilde yürütülmesinin önemi vurgulandı.
Diplomatik kaynaklara göre, mevcut dönemde Türkiye ile Suriye arasında çeşitli alanlarda iş birliği potansiyeli bulunuyor. Bu potansiyelin, ortak menfaatler doğrultusunda değerlendirilerek hem Türkiye’nin hem de Suriye’nin güvenlik ve istikrarına katkı sağlayacak biçimde yapılandırılması amaçlanıyor. İki ülke arasında karşılıklı ziyaretlerin devam etmesi, taraflar arasında diplomatik diyaloğun kurumsal hale getirilmesine yönelik sürecin bir parçası olarak görülüyor.
