Adana’da 18 yaşındaki Türker Çulha, havuzdan çıktıktan sonra yaslandığı aydınlatma direğinden geçen elektrik akımı nedeniyle yaşamını yitirdi. Olayda site yönetiminde yer alan 3 kişi hakkında hapis ve tazminat cezaları verildi. Gencin ailesi, kararı yeterli bulmayarak istinafa başvurdu.
2 Temmuz 2022’de Adana’nın Seyhan ilçesi Pınar Mahallesi’nde bulunan Pınar Park Sitesi’nde meydana gelen olayda, 18 yaşındaki Türker Çulha arkadaşlarıyla birlikte site havuzuna girdi. Bir süre yüzdükten sonra dinlenmek için havuzdan çıkan Çulha, havuz kenarındaki bir aydınlatma direğine yaslandı. Bu sırada direkte bulunan elektrik kaçağı nedeniyle akıma kapıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan Çulha, tüm müdahalelere rağmen aynı gün yaşamını yitirdi. Cenazesi ertesi gün toprağa verildi.
Kaçak Akım Rölesi Takılmamış
Kazanın ardından yapılan teknik incelemelerde, olayın yaşandığı aydınlatma direğinde 650 TL değerindeki kaçak akım rölesinin takılmadığı ve topraklama ölçümlerinin yasal zorunluluklara uygun şekilde yapılmadığı belirlendi. Bu bulgular doğrultusunda, site yönetiminden sorumlu A.K., K.E. ve M.Ş.A. hakkında taksirle ölüme sebebiyet vermek suçlamasıyla dava açıldı.

Yönetimden Savunma: “Zorla Yönetici Yapıldım”
-
Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmalarda, yönetici A.K. savunmasında, “Yaz aylarında yaylada olacağımı belirtmiştim. Başkan yardımcıları var denilerek yönetici yapıldım. Havuzun ve çevresindeki direklerin bakımını yaptırdım, sorumluluğum yoktur” ifadelerini kullandı. Diğer yöneticiler de kusurları olmadığını öne sürdü.
Yapılan yargılama sonucunda mahkeme, A.K., K.E. ve M.Ş.A. hakkında 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmetti. Ayrıca, 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen tazminat davasında, site yönetiminin yüzde 100 kusurlu olduğuna karar verilerek, 2 milyon 751 bin lira maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verildi. Her iki karar da taraflarca istinafa taşındı.
Türker Çulha’nın annesi Atiye Çulha, havuzun pandemi sonrası bakımsız şekilde açıldığını, kaçak akım rölesinin takılmadığını belirterek, "Evladımı bu ihmaller nedeniyle kaybettim. Olaydan sonra suçu kimse kabul etmedi, yönetim durumu sıradanlaştırdı" dedi. Aile, cezaların caydırıcı olması gerektiğini vurgulayarak, yöneticilerin sorumluluk üstlenmesini ve adaletin tam olarak sağlanmasını talep ediyor.
