Kahramanmaraş’ta 2021 yılında yaşanan bir olay, yıllar sonra ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleriyle yeniden gündeme geldi. 21 Mayıs 2021’de dünyaya gelen Deniz Esin Bozoklar, düşük kilolu doğduğu için Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nin yenidoğan servisinde gözetim altına alındı. Henüz 5 günlükken, sağlık personeli tarafından damar yolu açılmak istenirken bebeğin sol bacağında şişlik fark edildi. Yapılan kontrollerde bacağının kırık olduğu belirlendi ve bu durumun nasıl gerçekleştiği araştırıldı. Hastane yönetimi güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyince, hemşire Hazel Dırık B.’nin bebeğe uygunsuz müdahalede bulunduğu anlaşıldı.

Görüntülere göre, hemşire bebeğe damar yolu açmaya çalışırken bebeğin başına ve bacağına fiziksel müdahalede bulundu. Bu anlar kayıtlara yansırken, bebeğin bir süre hareketsiz kaldığı, sonrasında ise sol bacağını kullanamadığı görüldü. Ancak olayın ardından aileye hiçbir bilgi verilmedi. Bebeğin tedavisi özel bir hastanede tamamlandıktan sonra taburcu edildi. Aileye ise çocuklarının serebral palsi ve epilepsi tanılarıyla yaşamına devam edeceği belirtildi.

3 Yıl Sonra Dava Açıldı, Görüntüler Dosyaya Girdi

Olaydan üç yıl sonra, Haziran 2024’te aileye e-Devlet üzerinden dava günü bilgisi ulaştı. Bilgiye anlam veremeyen aile, avukatları Sait Bolat aracılığıyla olayın detaylarını öğrenince büyük bir şok yaşadı. Yapılan araştırmada, Deniz Esin Bozoklar’ın geçirdiği sağlık sorunlarının, doğuştan değil; yaşadığı fiziki müdahale nedeniyle geliştiği ortaya çıktı.

Dava sürecinde güvenlik kamerası görüntüleri mahkeme dosyasına eklendi. Görüntülerde, hemşire Hazel Dırık B.’nin kan alma işleminin yaklaşık 14 dakika sürdüğü, bu süreçte bebeğe defalarca fiziksel müdahalede bulunduğu ve nihayetinde bebeğin bacağının kırıldığı tespit edildi. Ailenin avukatı, olayın basit bir darp olarak değerlendirilemeyeceğini ve daha ağır bir suç kapsamında incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Hazel Dırık B. hakkında ‘kasten yaralama’ suçlamasıyla 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Ancak bugüne kadar herhangi bir gözaltı ya da tutuklama uygulanmadı. Aile ise bu süreçte kızlarının yaşadığı sağlık sorunlarının gerçek nedenini öğrenmenin sarsıntısını yaşıyor.