İran'da son dönemde art arda yaşanan toplumsal ve ekonomik gelişmeler, ülkede köklü bir değişimin kapısını aralayabilir. İngiliz The Economist dergisinde yer alan kapsamlı analizde, hem içeride artan protestolar hem de dış politik baskılar nedeniyle rejimin ciddi bir sınavdan geçtiği ifade ediliyor. Analize göre, İran yönetimi içinde farklı senaryoların tartışıldığı ve bu senaryolardan birinin dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in görevden alınmasını da içerebileceği belirtiliyor. Bu iddiaya göre, rejimin devamı için Venezuela benzeri bir model masada bulunuyor. İran tarihinde bir dönüm noktası olabilecek bu süreçte, protestoların yaygınlığı ve ekonomik krizin derinliği göz önüne alındığında, yönetim ciddi kararlar almak zorunda kalabilir.
28 Aralık’ta Tahran’da başlayan esnaf grevlerinin ülke geneline yayılması, toplumsal huzursuzluğun ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Özellikle Kapalıçarşı esnafının da bu greve destek vermesi, 2022’den bu yana görülen en büyük kitlesel eylemlerden biri olarak dikkat çekti. Bu gelişmelerin ardından güvenlik önlemlerinin artması, rejimin mevcut duruma karşı ne kadar hassaslaştığını gösteriyor.
Ekonomik Kriz ve Dış Etkiler Öne Çıkıyor
The Economist’in analizine göre İran’daki mevcut protesto dalgası, geçmişe kıyasla iki açıdan farklılık taşıyor. İlk olarak, ülkedeki ekonomik çöküş artık gizlenemez bir noktaya ulaştı. İran riyalinin dolar karşısındaki değer kaybı, temel gıda fiyatlarını halk için karşılanamaz hale getirirken, uygulamaya alınan reformlar da yetersiz kalıyor. Hükümetin nakit destek modeli, halkın temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Ayrıca dış politikada yaşanan gelişmeler de iç dinamikleri etkiliyor. ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği son operasyonun ardından İran kamuoyunda benzer bir senaryonun gündeme gelebileceği yönündeki yorumlar dikkat çekiyor.
Analizde öne çıkan en çarpıcı detaylardan biri, İran yönetimi içinde dile getirilen çözüm önerileri. The Economist'e göre, rejimin devamlılığını sağlamak adına bazı yetkililer, Hamaney’in görevden çekilmesini tartışıyor. Bu öneriye göre, dini liderin geri planda kaldığı ve daha farklı bir yapının öne çıktığı Venezuela benzeri bir sistemle rejimin yeniden yapılandırılması gündemde. Ekonomist Said Leylaz’ın da bu fikri destekleyen açıklamalarda bulunduğu iddia ediliyor.
Bu süreçte muhalefet cephesinde de hareketlilik dikkat çekiyor. Sürgünde yaşayan Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi’nin, ülkedeki dağınık muhalefetin bir kısmını etrafında topladığı belirtiliyor. Pehlevi’nin Batı ile olan yakın ilişkileri bazı çevrelerce eleştirilse de, halk nezdinde daha fazla konuşulmaya başladığı gözlemleniyor.
