İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından ihale süreciyle geliştirilen “İstanbul Senin” uygulamasına ilişkin önemli tespitlere yer verildi. Hazırlanan iddianamede, söz konusu uygulamayı kullanan yaklaşık 4,7 milyon kişinin kişisel verilerinin, kullanıcı onayı alınmaksızın Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya merkezli internet sitelerine aktarıldığı bilgisi yer aldı. Soruşturma kapsamında 105’i tutuklu, 407 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi.

Hazırlanan belgede, uygulama ile ilişkilendirilen veri akışları, kullanıcı davranışlarının takibi ve elde edilen bilgilerin analiz süreçleri detaylandırıldı. İddianamede, söz konusu kişisel veri aktarımının yalnızca teknik boyutları değil, aynı zamanda siyasi stratejilerle olan ilişkisi de kapsamlı şekilde değerlendirildi.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulduğu iddia edilen çıkar amaçlı yapılanmanın hedefleri arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan başlayarak merkezi siyasete kadar uzanan bir stratejik yapılanma oluşturmak yer aldı. Belgede, örgütün temel amacının elde ettiği yasa dışı gelirleri siyasi kampanyaların finansmanı için kullanmak olduğu ifade edildi.

Uygulamanın, 2019 yerel seçimleri sürecinde “İstanbul Senin” sloganıyla hayata geçirildiği belirtilirken, bu yazılımın yalnızca belediye hizmetlerini bir araya getiren bir mobil platform olmanın ötesinde, kullanıcı verilerinin sistematik şekilde işlendiği bir araç haline dönüştüğü iddia edildi. Kullanıcıların konum bilgileri, davranışsal profilleri, günlük rutinleri ve siyasi eğilimlerinin analiz edilerek yurt dışı merkezli şirketlerle paylaşıldığına ilişkin teknik bulgulara yer verildi.

Ulusal Siber Raporlar ve Dijital İzleme Bulguları

Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) tarafından hazırlanan teknik raporda, uygulamayı kullandığı değerlendirilen yaklaşık 3,7 milyon kişiye ait kimlik, iletişim ve konum verilerinin yasa dışı platformlarda satışa çıkarıldığı kaydedildi. Verilerin, Mixpanel, Sentry ve Adjust gibi ABD ve Almanya merkezli sitelere anlık olarak gönderildiği, bu platformların ise kullanıcı davranışlarını analiz eden servisler olduğu ifade edildi.

Aynı uygulama üzerinden “Powerful Greek Army” isimli bir grubun dark web üzerinde kullanıcı verilerini yayınladığına dair tespitler de iddianamede yer aldı. Buna ek olarak, İBB’nin başka bir hizmet yazılımı olan “İBB Hanem” uygulamasının çalıştığı sunucularda yapılan incelemelerde, 11 milyondan fazla kişiye ait kimlik, adres, GSM ve seçim sandık bilgileri gibi verilerin bulunduğu ve bu bilgilerin 8 Kasım 2023 tarihinde özel bir şirkete e-posta yoluyla iletildiği belirtildi.

İddianameye göre, kişisel veri toplama faaliyetleri yalnızca uygulamalarla sınırlı kalmayıp, “Reklamist” isimli bir şirket üzerinden yürütülen dijital reklam çalışmalarıyla da desteklendi. Bu kapsamda, haber sitelerinde yayınlanan içeriklerin alt yapısına yerleştirilen izleme pikselleriyle kullanıcı davranışları takip edildi. Ayrıca “Limon kampanyası” başlığı altında, belirli haberleri okuyan kullanıcıların manipülatif içeriklerle yönlendirildiği iddiaları yer aldı.

Yapılan dijital kampanyalarda meydanlarda kurulan kameralarla vatandaşların reklamlara verdikleri tepkilerin anlık olarak kaydedildiği, bu verilerin reklam kimlikleriyle eşleştirilerek analiz edildiği ve Türkiye genelinde siyasi eğilim haritalarının çıkarılmasının amaçlandığı öne sürüldü.

KVKK ve YSK Verileri Üzerinden Yürütülen Süreçler

İddianamede, Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) tarafından gönderilen resmi yazıya dayanarak, İBB tarafından herhangi bir uluslararası veri aktarım izni alınmadığı, 4,7 milyon kullanıcının verilerinin hukuka aykırı şekilde yurt dışına aktarıldığı belirtildi.

Öte yandan, 2820 sayılı Kanun kapsamında, siyasi partilerin veri sorumlusu olduğu ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından gönderilen seçmen bilgilerine ilişkin detaylara da yer verildi. Bu verilerin, CHP Genel Merkezi aracılığıyla elde edilip üçüncü kişilere aktarıldığı, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelinin ifadesine dayanarak tespit edildiği bildirildi. Verilerin, 2024 yerel seçimleri sürecinde bazı adaylar tarafından kullanıldığı yönünde beyanlara ulaşıldığı bilgisi de iddianameye yansıdı.