Ortadoğu’da gerilimin tırmandığı bir dönemde Türkiye’nin yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği dikkat çekti. Ankara, bölgedeki olası bir askeri çatışmanın önüne geçmek amacıyla İran ile uluslararası aktörler arasında yürütülen nükleer müzakerelerin İstanbul’da devam etmesi için kapsamlı bir girişim başlattı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve diplomasi ekibi yaklaşık 20 gün boyunca çok sayıda temas gerçekleştirerek, İsrail ve ABD ile İran arasında büyüme ihtimali bulunan askeri gerilimin diplomatik yollarla çözülmesi için bir dizi öneri hazırladı. Nükleer müzakerelerden enerji güvenliğine, Hürmüz Boğazı’nın geleceğinden İran’daki siyasi reform başlıklarına kadar geniş kapsamlı bir çözüm dosyası Tahran yönetimine iletildi. Ancak süreç ilerlerken müzakere merkezinin İstanbul’dan Umman’a taşınması, Türkiye’nin yürüttüğü diplomatik girişimlerin beklenen karşılığı bulmadığını ortaya koydu.

Türkiye Diplomatik Çözüm İçin Girişim Başlattı

Ankara’nın yürüttüğü görüşmelerde temel hedef, bölgede askeri çatışma ihtimalini azaltacak bir diplomatik zemin oluşturulmasıydı. Türkiye, İran ile yürütülen temaslarda mevcut Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan liderliğinde bir geçiş koalisyonu kurulmasını içeren bir öneriyi gündeme getirdi. Bu çerçevede hem iç siyasi reform süreci hem de uluslararası müzakerelerin yeniden yapılandırılması üzerinde duruldu.

Eski Cumhurbaşkanlığı Kurul Üyesi Prof. Dr. Aygül Attar’ın aktardığı bilgilere göre Türkiye, İsrail’in İran’a yönelik planlarını ve bölgedeki olası gelişmeleri erken aşamada değerlendiren bir analiz hazırladı. Ankara’nın hazırladığı çözüm dosyasında bölgesel güvenliğin korunması, enerji hatlarının güvenliği ve diplomatik kanalların açık tutulması başlıkları öne çıktı.

Müzakerelerin Umman’a Taşınmasında Küresel Aktörler Etkili Oldu

Diplomatik sürecin İstanbul yerine Umman’a taşınmasında Rusya ve Çin’in etkisinin bulunduğu ifade ediliyor. Uluslararası kulislerde yapılan değerlendirmelere göre Çin, ABD’nin İran dosyasıyla uzun süre meşgul olmasının küresel dengeler açısından kendisine avantaj sağlayacağını düşünüyor. Rusya’nın ise Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile yaşadığı gerilimin etkilerini farklı coğrafyalarda dengelemeye çalıştığı belirtiliyor.

Başkent kulislerinde yapılan yorumlarda, İran yönetiminin Türkiye’nin sunduğu önerilere farklı alternatiflerle karşılık verdiği ve bu nedenle süreçte ortak bir zemin oluşmadığı ifade ediliyor. Ankara’nın yürüttüğü diplomatik girişimlerin bölgesel istikrar ve güvenlik açısından önemli bir adım olduğu vurgulanırken, müzakere sürecinin başka bir ülkeye taşınmasıyla yeni bir diplomasi sürecinin başladığı değerlendiriliyor.