İstanbul’un simge yapılarından biri olan Karaköy Palas, kapsamlı bir dönüşüm sürecinin ardından yeniden kapılarını açtı. 106 yıllık yapı, Kültür Medeniyet Vakfı tarafından yürütülen çalışmalarla kültür ve sanat alanında faaliyet gösterecek bir merkeze dönüştürüldü. Açılış programına Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Program kapsamında ArtıKÜME 2025 seçkisi ile ODAK 2025 kitabı kamuoyuna tanıtıldı. Tarihi yapının yeniden işlev kazandırılmasıyla birlikte sanatçılar ve sanatseverler için yeni bir buluşma alanı oluşturuldu. Yapının geçmişten bugüne uzanan yolculuğu, kültürel mirasın korunarak toplumsal yaşama kazandırılması yaklaşımıyla yeniden şekillendi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasında kültür varlıklarının yalnızca restore edilmesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda aktif biçimde kullanılmasının önem taşıdığını ifade etti. Bakanlık olarak yürütülen çalışmaların bu anlayış doğrultusunda sürdürüldüğünü belirten Ersoy, tarihi yapıların şehir hayatının parçası hâline getirilmesine öncelik verildiğini söyledi.
ArtıKÜME 2025 Ve ODAK Projesi Tanıtıldı
Açılış programında ArtıKÜME 2025 seçkisi sanatseverlerle buluşturuldu. Toplam 25 projeden oluşan seçkide farklı disiplinlerden çalışmalar yer aldı. Ayrıca kültürel üretim ve etkinliklerin kayıt altına alınmasını amaçlayan ODAK projesi ile ODAK 2025 basılı seçkisi tanıtıldı. Projenin, sanatçılar ve araştırmacılar için kapsamlı bir kaynak oluşturması hedefleniyor.
Programa Kültür Medeniyet Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Eren, İstanbul Valisi Davut Gül, Prof. Dr. İskender Pala ve Sümeyye Erdoğan Bayraktar da katıldı. Bakan Ersoy konuşmasında vakfın çalışmalarına değinerek katkı sunanlara teşekkür etti.
Kültür Sanatta Dijital Çalışmalar Sürüyor
Bakan Ersoy, kültür sanat alanında yürütülen dijital projelere de değindi. Sanat Eserleri Yönetim Bilgi Sistemi, Müze Ulusal Bilgi Sistemi, Türk İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi, Tarihi Eserlerin Güvenliği İçin Kimliklendirilmesi Projesi ve Yazma Eserler Veri Tabanı gibi çalışmalarla kültürel mirasın kayıt altına alındığını belirtti. Bu projeler sayesinde araştırmacıların ve vatandaşların bilgiye daha hızlı erişebildiği ifade edildi.
