Halk arasında “göze perde inmesi” olarak bilinen katarakt, artık yalnızca ileri yaş grubunun sorunu olarak görülmüyor. Doğal göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi sonucu ortaya çıkan ve bulanık görme ile kendini gösteren katarakt vakalarının 30’lu yaşlara kadar indiği belirtiliyor. Uzmanlara göre son yıllarda genç yaş grubunda artış dikkat çekiyor.

Dünyagöz Hastaneler Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Kadriye Ufuk Elgin, dünya genelinde kalıcı görme kaybının önde gelen nedenlerinden biri olan kataraktın artık gençlerin de görme kalitesini tehdit ettiğini ifade etti. Katarakt; bulanık görme, ışığa hassasiyet, renklerde solgunlaşma ve çift görme gibi belirtilerle ortaya çıkıyor.

Genetik Yatkınlık Ve Kronik Hastalıklar Etkili

Prof. Dr. Elgin, erken yaşta katarakt gelişiminde en önemli faktörün genetik miras olduğunu belirtti. Aile öyküsünde özellikle birinci derece akrabalarda katarakt bulunmasının riski artırdığını söyledi.Genetik faktörlerin yanı sıra diyabet, yüksek tansiyon, obezite ve göz içi basıncı gibi kronik sağlık sorunlarının da süreci öne çekebildiği aktarıldı. Kontrolsüz seyreden diyabetin göz merceğinde yapısal bozulmayı hızlandırabileceği ifade edildi.

Sigara Ve UV Işınları Gizli Riskler Arasında

Erken yaşta katarakt gelişiminde göz travmalarının da etkili olabileceği vurgulandı. Spor yaralanmaları veya kazalar sonucu göze alınan darbelerin yıllar sonra katarakt olarak ortaya çıkabildiği belirtildi.Ultraviyole ışınlarına uzun süre maruz kalma ve sigara kullanımı da risk faktörleri arasında gösteriliyor. Uzmanlar, UV korumalı güneş gözlüğü kullanımının ve sigaradan uzak durmanın koruyucu etkisine dikkat çekiyor.

Tek Tedavi Ameliyat

Kataraktın ilaçla tedavi edilemediğini belirten Prof. Dr. Elgin, tek tedavi yönteminin cerrahi olduğunu söyledi. Ameliyatta opaklaşan doğal mercek çıkarılarak yerine yapay göz içi mercek yerleştiriliyor.Son yıllarda klasik tek odaklı merceklerin yerine çok odaklı premium göz içi lenslerin tercih edildiği ifade ediliyor. Bu mercekler sayesinde hem katarakt hem de kırma kusurlarının aynı anda düzeltilebildiği belirtiliyor.

Femtosaniye lazer teknolojisinin cerrahi sürece hassasiyet kazandırdığı, özellikle merceğin yerleştirileceği alanın mikron düzeyinde hazırlanabildiği aktarılıyor. Uzun yıllardır kullanılan fakoemülsifikasyon yönteminde ise ultrason dalgalarıyla kataraktlı mercek parçalanarak çıkarılıyor.Uzmanlar, bulanık görme, renklerde soluklaşma ve ışık hassasiyeti gibi belirtiler yaşayan kişilerin gecikmeden göz muayenesine başvurmasını öneriyor.