Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası tırmanan gerilim, küresel enerji piyasalarında tarihi bir kırılmaya yol açtı. Hürmüz Boğazı’nın kapanma noktasına gelmesiyle birlikte dünya petrol akışı adeta kilitlendi. Bölgedeki kritik tesislerin devre dışı kalması, üretim ve sevkiyat zincirini felç ederken, ortaya çıkan tablo küresel ekonomiyi sarsacak boyutlara ulaştı. Uzmanlar, yaşanan bu gelişmeleri “modern tarihin en büyük arz şoklarından biri” olarak değerlendirirken, enerji fiyatlarında kontrolsüz bir yükselişin kapıda olduğu uyarısında bulunuyor.

Petrol İhracatı Sert Şekilde Geriledi

Anadolu Ajansı verilerine göre, kriz öncesinde günlük 25,1 milyon varil seviyesinde olan petrol ihracatı, çatışmaların ardından 9,7 milyon varile kadar düştü. Bu durum, küresel petrol arzında yaklaşık %61’lik dramatik bir kayıp anlamına geliyor.

Basra Körfezi’nde yaşanan bu daralma, sadece petrolü değil doğal gaz piyasalarını da etkilerken, bölgedeki enerji trafiği neredeyse durma noktasına geldi. Körfez ülkelerinin günlük ekonomik kaybının ise 2 milyar doları aştığı ifade ediliyor.

Stratejik Tesisler Devre Dışı Kaldı

Krizin etkisi yalnızca sevkiyatla sınırlı kalmadı. Bölgedeki kritik üretim ve işleme tesisleri de ciddi şekilde zarar gördü veya faaliyetlerini durdurdu.Suudi Arabistan’daki Abkayk ve Ras Tanura tesisleri, Katar’daki Ras Laffan LNG merkezi ile Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki büyük limanların devre dışı kalması, enerji arzını küresel ölçekte sekteye uğrattı.

Ekonomiler Büyük Risk Altında

Enerji gelirlerine yüksek derecede bağımlı olan Körfez ülkeleri için kriz, ekonomik bir tehditten öte “beka sorunu” haline geldi. Petrol ve gaz gelirlerinin bütçedeki payının oldukça yüksek olması, ihracattaki düşüşün ülkelerin mali dengelerini sarsmasına yol açıyor.

Alternatif sevkiyat rotaları gündeme gelse de mevcut altyapının bu büyük açığı kapatmakta yetersiz kaldığı belirtiliyor. Bu da krizin kısa vadede çözülmesinin zor olduğunu gösteriyor.

Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin yalnızca ABD’nin sorumluluğunda olmadığını vurgulayarak dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Trump, boğazdan geçen petrolün büyük kısmının Çin, Japonya ve Güney Kore’ye gittiğini belirterek bu ülkelerin kendi güvenliklerini sağlaması gerektiğini ifade etti.Uzmanlara göre krizin bu şekilde devam etmesi halinde sadece enerji fiyatları değil, küresel sanayi üretimi ve ticaret dengeleri de ciddi şekilde zarar görebilir.