Dünya ekonomisinde rezerv yönetimine ilişkin dikkat çeken bir değişim yaşanıyor. Londra merkezli Resmi Parasal ve Finansal Kurumlar Forumu (OMFIF) tarafından hazırlanan yeni rapor, merkez bankalarının uzun yıllardır izlediği rezerv politikasında farklı bir döneme girildiğini ortaya koydu. Yaklaşık 10 trilyon dolarlık varlığı yöneten 90 merkez bankası, kamu emeklilik fonu ve varlık fonunun katılımıyla hazırlanan araştırmaya göre, merkez bankaları ilk kez gelecek 10 yıllık süreçte dolar rezervlerini artırmak yerine azaltmayı planlıyor. Raporda, ABD'deki siyasi gelişmeler ile küresel jeopolitik risklerin rezerv tercihlerini etkilediği belirtilirken, altın alımlarının hız kazanmasının beklendiği ifade edildi. Aynı zamanda rezerv yönetiminde yapay zekâ teknolojilerinin daha fazla kullanılacağına yönelik beklentiler de araştırmada yer aldı. Küresel finans piyasalarında yaşanan değişimlerin merkez bankalarının yatırım stratejelerine doğrudan yansıdığı değerlendirilirken, farklı para birimlerine olan ilginin de artış gösterdiği aktarıldı.

Altın Rezervleri Ve Farklı Para Birimleri Öne Çıkıyor

Araştırmaya göre merkez bankalarının net yüzde 30'u önümüzdeki bir ila iki yıl içinde altın rezervlerini artırmayı planlıyor. Raporda Norveç kronu, Yeni Zelanda doları ve İngiliz sterlinine olan ilginin arttığı belirtilirken, euro ile Çin yuanının da rezerv çeşitlendirme stratejilerinde yer almayı sürdürdüğü ifade edildi. Merkez bankalarının rezervlerini tek bir para birimine bağlı kalmadan çeşitlendirme eğilimini güçlendirdiği kaydedildi.

Yapay Zekâ Rezerv Yönetiminde Daha Fazla Kullanılacak

Araştırmada teknoloji alanındaki dönüşüme de yer verildi. Katılımcı merkez bankalarının yüzde 66'dan fazlası kısa vadede rezerv yönetiminde yapay zekâ kullanımını artırmayı planladığını bildirdi. Kamu fonlarının yatırım tercihlerinde de değişim yaşanırken, gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırım planlarının arttığı, gelişmiş ekonomilere olan ilginin ise gerilediği belirtildi. Ankete katılan merkez bankalarının büyük bölümü küresel para sisteminin çok kutuplu bir yapıya doğru ilerlediğini değerlendirdi.