Mucizevi diyet değil kişiye özel diyet anlayışı, sağlıklı kilo vermek isteyen bireyler için en doğru yol olarak öne çıkıyor. Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Ayşen Kaner, hızlı sonuç vadeden diyetlerin ve zayıflama ürünlerinin ciddi sağlık riskleri barındırdığına dikkat çekti. Dyt. Kaner’e göre, bilimsel temele dayanmayan bu uygulamalar kısa vadede etkili gibi görünse de uzun vadede kalıcı zararlar verebiliyor.

Uzmanlar, piyasada satılan birçok zayıflama çayı ve ilacın etkisinin geçici olduğuna ve genellikle su veya bağırsak içeriği kaybına neden olduğuna dikkat çekiyor. Kullanım bırakıldığında verilen kiloların hızla geri alınabileceğini belirten Dyt. Kaner, “Bu ürünlerin bazıları yasaklı kimyasallar içerebilir. Kalp krizi, felç, karaciğer yetmezliği gibi hayatı tehdit eden sonuçlara yol açabilir” uyarısında bulundu.

Dyt. Kaner’in önerdiği sağlıklı zayıflama yaklaşımı, haftalık 0.5-1 kilogram arasında kilo kaybını hedefleyen, dengeli ve sürdürülebilir diyet programlarına dayanıyor. Özellikle bireye özel hazırlanan programların uzun vadede kalıcı başarı getirdiğini vurgulayan Kaner, şok diyetlerin metabolizma üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Vücut, çok düşük kalorili diyetlerde kendini kıtlık moduna alıyor ve metabolizma hızı düşüyor. Diyet bırakıldığında ise verilen kiloların çoğu yağ olarak geri dönüyor. Bu döngü, kalp-damar hastalıkları riskini artırmakla kalmayıp, psikolojik olarak da bireyi yıpratabiliyor.

Mucizevi diyet değil kişiye özel diyet anlayışında sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri ön plana çıkıyor. Sebze, meyve, tam tahıllar ve kuru baklagillerin ağırlıkta olduğu, şekerli ve işlenmiş gıdalardan uzak durulan bir beslenme düzeni tavsiye ediliyor. Bunun yanında haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersiz, günlük 8-10 bardak su tüketimi, 7-9 saat kaliteli uyku gibi unsurlar da sağlıklı kilo vermenin olmazsa olmazları arasında.

Bitki çaylarına da dikkat çeken Dyt. Kaner, bu tür ürünlerin kısa vadeli idrar söktürücü veya müshil etkiler sağladığını ancak uzun vadede bağırsak tembelliği, elektrolit bozuklukları ve diğer ciddi sağlık problemlerine neden olabileceğini belirtti. “Bitkisel” etiketine aldanmadan, her ürünün içeriği bilinçli şekilde incelenmeli.

Özellikle gençler arasında zayıflama ürünlerinin yaygınlaşması konusunda uyarılarda bulunan Dyt. Kaner, sosyal medya ve akran baskısının bu eğilimi artırdığını söyledi. Erken yaşta bu ürünlere yönelmek; büyüme geriliği, yeme bozuklukları ve sağlıksız beden algısı gibi sorunlara yol açabiliyor.

Diyet yapmak isteyen bireylerin, mutlaka diyetisyen ve doktor kontrolünde, kişisel ihtiyaçlara göre hazırlanmış bilimsel programlar uygulaması gerektiği bir kez daha hatırlatılıyor.