Suudi Arabistan'da yaşanan son gelişmeler, Prens Muhammed bin Selman'ın (Prens Selman) ülkesini modernleştirmeye yönelik iddialı hedeflerini ve kararlılığını gözler önüne seriyor. Ünlü gazeteci Levent Gültekin'in aktardığına göre, Prens Selman çevresine "Ben Suudi Arabistan'ın Atatürk'ü olacağım" şeklindeki ifadesiyle, Türkiye'nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk'ün gerçekleştirdiği köklü dönüşümleri model alarak, Suudi Arabistan'ı modern bir devlet yapısına kavuşturma arzusunu dile getiriyor. Bu ifade, Prens Selman'ın, ülkesini sosyal ve ekonomik anlamda modernleştirme konusundaki kararlılığını ve bu sürecin Türkiye'nin geçmişte yaşadığı dönüşümlere benzer bir şekilde ilerleyeceği yönündeki öngörülerini yansıtıyor.
Prens Selman'ın modernleşme yolculuğu, Suudi Arabistan'ın toplumsal normlar ve cinsiyet rolleri konusunda yaşadığı dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biri olarak, en son model Rumy Al-Qahtani'nin Malezya'da düzenlenen “Miss Mrs Global Asya” güzellik yarışmasına katılmasıyla gözler önüne seriliyor. Bu olay, Suudi Arabistan'ın sosyal açılımlar konusunda attığı cesur adımların bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Ayrıca, Prof. Dr. Hilmi Demir'in Nevşin Mengü'nün YouTube kanalında belirttiği üzere, Prens Selman liderliğindeki Suudi Arabistan'ın ulusal, milliyetçi ve seküler bir kimlik kazanma yolunda ilerlediği ve genç, eğitimli nüfusun beklentilerine yanıt vererek ülkede turizm gibi yeni ekonomik alanların gelişimini teşvik ettiği görülüyor. Prens Selman aynı zamanda uluslararası ilişkiler ve iç politikadaki bazı tartışmalı konularda da açıklamalarda bulunarak, Cemal Kaşıkçı olayı hakkındaki görüşlerini aktardı.
Prens Selman'ın modernleşme çabaları, Suudi Arabistan'ın uluslararası alandaki konumunu yeniden tanımlama ve bölgesel ile küresel düzeyde önemli sonuçlar doğurma potansiyeline sahip. Ancak, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki dinamiklerin değişmesine dair gözlemler, her iki ülkenin siyasi ve sosyal evrimlerinin ne denli farklı yollar izlediğini gösteriyor. Türkiye'de şeriat yanlısı görüşlerin yükselişi ve demokratik değerlerden uzaklaşma eğilimi, ulusal ve uluslararası arenada endişeyle karşılanırken, Suudi Arabistan'ın demokratik adımlar atması ve sosyal açılımlar gerçekleştirmesi, bu ülkenin uluslararası imajını olumlu yönde etkiliyor. Bu bağlamda, "Yallah Türkiye'ye" ifadesi, iki ülke arasındaki sosyal ve politik dönüşümlere dair çarpıcı bir yansıma olarak karşımıza çıkıyor.
