Türkiye’nin önemli kaz üretim merkezlerinden Kars’ta kış mevsiminin gelişiyle birlikte geleneksel kaz kurutma dönemi başladı. Her yıl bölge halkının sabırsızlıkla beklediği bu dönem, hem kültürel bir mirasın yaşatılmasına hem de aile bütçesine katkı sağlıyor. Kars’ın sert kış şartları kullanılarak yapılan kurutma işlemiyle hazırlanan kazlar, ocak ayından itibaren sofralarda yerini almaya hazırlanıyor. Yetiştiriciler, kaz etinin en ideal lezzetine bu yöntemle ulaştığını belirtiyor. Güneş görmeyen, ayazlı havada kurutulan kazlar, özel askılara asılarak doğal yöntemlerle hazırlanıyor. Kilosu 2 bin liradan alıcı bulan kurutulmuş kazlar, ortalama 3 kilo geliyor ve tanesi yaklaşık 6 bin liradan satılıyor.
Geleneksel Kurutma Yöntemi Lezzeti Zirveye Taşıyor
Kaz kesimi için bölgede "kar düşmeden kaz kesilmez" anlayışı hâkim. İlk karın yağması ve havanın iyice soğumasıyla birlikte kesimler yapılıyor. Kazlar temizlendikten sonra tuzlanıyor ve kurutulmak üzere balkonlara, saçak altlarına veya özel askılara asılıyor. Kurutma işlemi sırasında kazların sabah ve akşam ayazı alması büyük önem taşıyor. Bu yöntem, kaz etinin hem daha uzun süre dayanmasını sağlıyor hem de aromasını belirgin şekilde artırıyor. Güneş ışığı ise bu sürecin en büyük düşmanı olarak görülüyor; çünkü doğrudan güneş, etin tadını olumsuz etkiliyor.
Kars Kazı: Hem Kültür Hem Geçim Kaynağı
Kars’ta kaz yetiştiriciliği yalnızca bir tarımsal faaliyet değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek. Doğal ortamda, arpa ve çayır otuyla beslenen kazların eti, lezzetiyle öne çıkıyor. Kaz üreticileri, yıl boyunca emek verdikleri bu sürecin sonunda ürünlerini piyasaya sunmaktan memnun. Kurutulmuş kazlar, hem şehirdeki restoranlar hem de şehir dışından gelen siparişlerle yoğun talep görüyor. Serin alanlarda saklanan bu ürünler, kış boyunca tüketilmek üzere hazır hale getiriliyor. Kars kazı böylece sofralara yalnızca lezzet değil, yöresel bir değer olarak da katkı sunuyor.
