ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı Gazze Planı, tarafların müzakere masasına oturmasıyla birlikte yeni bir aşamaya geçti. İsrail ordusu operasyonlarını askıya alırken, Hamas rehineler için ek süre talep etti. Tüm gözler bugün Mısır’da yapılacak kritik toplantıya çevrildi. Sürecin dikkat çeken gelişmelerinden biri ise Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen telefon görüşmesi oldu. Trump’ın bu görüşmede Erdoğan’dan sürece destek vermesini isteyerek, “Senin bunu yapmana ihtiyacım var” dediği aktarıldı.
Görüşmenin ardından Hamas’ın beklenenin aksine planı reddetmemesi, süreci destekleyerek masada kalma kararı alması dikkat çekti. Uzmanlara göre bu hamle, Hamas’ı uluslararası diplomasi masasında önemli bir aktör haline getirdi. Trump’ın daha önce “terör örgütü” olarak nitelendirdiği Hamas’ın bu açıklamasını sosyal medya hesabından paylaşması da uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Hamas Planı Destekleme Kararı Aldı
Trump-Erdoğan görüşmesinden saatler sonra Hamas, Gazze Planı'nı reddetmek yerine sürece dahil olacağını açıkladı. Bu açıklamayla Hamas, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun inisiyatifini zayıflatırken, Trump’ın sunduğu diplomatik çerçevenin parçası haline geldi. Plana göre öncelik, Hamas’ın elinde tuttuğu İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasına verilecek. İsrail ordusu da planın bu aşamasına geçilmesiyle birlikte operasyonlarını durdurmaya hazırlanıyor.
ABD Başkanı Trump’ın planı 29 Eylül’de duyurmasının ardından, Netanyahu bu öneriyi aynı gün kabul etmişti. Sürecin hızla ilerlemesinde, Trump’ın diplomatik adımlarının yanı sıra Filistin kökenli Amerikalı iş insanı Bishara Bahbah’ın da rol oynadığı belirtiliyor.
Süreçte Hangi Talepler Öne Çıktı?
Gazze Planı kapsamında Hamas’ın ilettiği bazı çekinceler de dikkat çekti. Planın belirli bir takvime bağlanması, Gazze'deki İsrail askeri varlığının tamamen sona erdirilmesi ve bölgede ABD-İsrail denetimi kurulmasına karşı çıkılması, Hamas’ın dile getirdiği başlıca şartlar arasında yer aldı.
Trump, Hamas’a planı değerlendirmesi için 3 ila 4 gün süre tanımıştı. Bu süreçte başta Katar olmak üzere birçok ülkenin arabuluculuk rolüyle sürece dahil olduğu, planın diplomatik kanallar aracılığıyla yeniden yapılandırıldığı ifade ediliyor. Mısır'daki görüşmelerde bu maddelerin nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.
