Uçakta teknik arıza çıkarsa pilotlar nereye iner, okyanusun ortasında en yakın havaalanı saatlerce uzaktaysa ne yapılır? Chicago-Zürih seferini yapan SWISS uçağının kabinde hissedilen kimyasal koku nedeniyle Azor Adaları’na yönelmesi, uzun menzilli uçuşlarda acil iniş planlarını yeniden gündeme taşıdı. Yolcu uçakları kalkıştan önce yalnızca ana rota üzerinden planlanmıyor; teknik sorun, sağlık problemi, kötü hava veya güvenlik gerektiren durumlarda kullanılabilecek alternatif meydanlar da hesaplanıyor. Atlantik hattında Gander, Shannon, Keflavik ve Azor Adaları gibi seçenekler bulunurken, Büyük Okyanus üzerindeki bazı uçuşlarda uygun piste ulaşmak çok daha uzun sürebiliyor. Bu nedenle uçağın tipi, motor sayısı ve ETOPS yetkisi rota planlamasında belirleyici rol oynuyor.

Uçak Okyanus Üzerindeyken Acil Durum Olursa Nereye İniyor?

Modern yolcu uçaklarının büyük kısmı çift motorlu olarak uçuyor. Motorlardan biri devre dışı kaldığında uçak hemen düşmüyor ve tek motorla uçuşunu sürdürebiliyor. Böyle durumda pilotlar operasyon şartlarına uygun en yakın havaalanına yöneliyor.

Bu planlamada ETOPS kuralları devreye giriyor. ETOPS, çift motorlu yolcu uçağının tek motorla uygun havaalanından ne kadar süre uzakta bulunabileceğini belirleyen operasyon sınırlarını kapsıyor. Bazı uçak tiplerinde ve uygun operasyonlarda bu süre 180 dakikaya veya daha yukarı seviyelere çıkabiliyor.

Sorun kalkıştan kısa süre sonra yaşanırsa uçak çoğu zaman kalkış yaptığı meydana geri dönebiliyor. Okyanus aşırı uçuşlarda ise rota üzerinde daha önceden belirlenen alternatif havaalanları kullanılıyor.

Atlantik üzerinde Kanada’daki Gander, İrlanda’daki Shannon, İzlanda’daki Keflavik ve Azor Adaları’ndaki meydanlar uzun mesafeli uçuşlarda alternatif noktalar arasında yer alıyor. Yoğun hava trafiği ve kıtalar arasındaki konumları nedeniyle bu bölgede acil yönlendirme seçenekleri Pasifik’e kıyasla daha fazla.

Dünyanın En Riskli Acil İniş Rotaları Hangileri?

Büyük Okyanus’un çok geniş olması ve adalar arasındaki mesafelerin fazla olması acil iniş açısından rota planlamasını zorlaştırıyor. Boeing 787 Dreamliner ve Airbus A350 gibi uzun menzilli uçaklar sahip oldukları operasyon yetenekleri sayesinde okyanusun daha uzak kesimlerinden uçabiliyor.

Daha sınırlı operasyon yetkisine sahip uçakların rotaları ise ulaşabilecekleri ada havaalanları ve askeri meydanlar dikkate alınarak hazırlanıyor. Geçmişte teknik arıza veya yolcu sağlık sorunları nedeniyle Pasifik üzerinde Samoa ve Hawaii çevresindeki havaalanlarına yönlendirilen uçuşlar yaşandı.

Dikkat çeken hatlardan biri Sydney ile Santiago arasındaki Güney Pasifik rotası. Bu güzergâhta uygun alternatif meydanların sayısı oldukça sınırlı. Paskalya Adası’ndaki Mataveri Havalimanı da rota planlamasında önem taşıyor.

Uçuş güvenliğinde yalnızca pistin bulunması yeterli kabul edilmiyor. Pist uzunluğu, hava koşulları, meydanın açık olup olmadığı, uçağın ağırlığı, yakıt durumu ve teknik imkânlar da değerlendirmeye alınıyor. Pilotlar ve hava trafik kontrol ekipleri mevcut şartlara göre en uygun iniş noktasını belirliyor.